NATO-ŞANGAY BEŞLİSİ-RUSYA’NINENERJİ HATTI MESELESİ 265025 İsmail Gökay YAĞMUR 265063 Ferhat ÇELİK 264997 Hülya İSKENDER...
İÇİNDEKİLER1.SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, NATO’NUN KURULUŞU,NATO’NUN YAPISI VE İŞLEYİŞİ (İsmail Gökay YAĞMURsyf.1-7)Soğuk SavaşBirl...
Türkiye’deki Nato Üsleri3.ŞANGAY BEŞLİSİNİN TARİHÇESİ, ÜYELERİNDEN RUSYA-ÇİN VE KAZAKİSTAN BİRBİRLERİ VE BİRLİKLE İLİŞKİLE...
1.4.Doğu Sibirya Pasifik Okyanusu Boru Hattı2.Rusya’nın Doğalgaz Boru Hatları ve Politikaları2.1.Yamal-Europe II Doğalgaz ...
SOĞUK SAVAŞİkinci dünya savaşından sonra Avrupa dünya egemenliğini kaybetmiştir.Savaşa lider olarakgiren İngiltere Fransa ...
Soğuk Savaşın anlamıİkinci Dünya Savaşından sonra galip çıkmış iki devletin ve onların etrafında toplanmış küçükdevletleri...
planı gündeme gelince ilişkiler bozuldu.Başbakanın 8 tane komünist olmayan emniyet müdürünügörevden almasıyla 200.000 işçi...
TRUMAN DOKTRİNİBu doktrinin temel sebebi ABDnin Sovyet korkusu diyebiliriz ABD Başkanı Truman’ın 1947yılında yaptığı ünlü ...
Çinin savaşa katılmasıyla birlikte Çin Güney Koreye girmiştir.Ancak sonradan tekrar geriçekilmek zorunda kalmıştır.ÇİN açı...
NATONUN KURULUŞUNATO öncelikle Sovyetlere karşı kurulmuş bir örgüttür.Ancak kurulmasındaki tek amaç budeğildir.Aynı zamand...
yayınlar ve Brüksel’deki NATO Karargâhı çalışanları için günlük haberleri inceler ve haberözetleri hazırlar.Askeri örgütle...
bir tutum takındığını görmekteyiz.Fakat önemle dikkat etmek gerekir ki bu ‘yalnız adam’tutumu ileriki dönemlerde Türkiye’y...
başlamıştı.12Anadolu yarımadasının gerek önemli ticaret merkezi yollarının üzerindebulunması, gerekse sıcak denizlere komş...
etmedi.Çünkü bu şartları kabul etmesi demek bir nevi Rusya’nın egemenliği altınagirmekti.Neticede Türkiye Rusya’dan istedi...
Savaşın başından itibaren stratejik noktalarda görev alan Türk tugayları kendisine verilengörevleri en iyi şekilde yerine ...
 Şile Üssü: Stinger füzelerinin fırlatılması için uluslararası standartlarda bir atışalanıdır. Konya 3. Ana Jet Üs Komut...
sağlanmasına,Terörizmin ortadan kaldırılmasına, ekonomik sorunların çözümüne, Orta Asya enerjikaynaklarının bölgesel düzey...
kapsamında asker bulundurmak ve askeri üst açma konusunda bölge ülkeleriyle antlaşmalarimzalayarak Afganistan’a müdahale e...
bu yolla Çin ile olan sınır sorunlarını çözme yoluna gitmesi de bu Örgütün kurulmasına bir sebepteşkil etmektedir.Başlangı...
başkanları imza koymuşlar, ortak sınırların güvenliği için 1996 yılında başlayan süreç, beş yıl sonra,geniş bir alanda işb...
Başbakan Yardımcısı, Pakistan Başbakanı, Hindistan Dışişleri Bakanı ile ŞİÖ GenelSekreteri katılmış ve bir zirve bildirisi...
İşbirliği Örgütü adı altında, gözlemci üyelerle birlikte 3 milyara yakın bir nüfusu kapsayan,ABD’yi tedirgin edecek düzeyd...
yönelik belirsizlikler, Türkiye’nin alternatif entegrasyonlar, teşkilatlar veya işbirlikleri üzerindedurması ve bu konuda ...
İşbirliği Örgütü ile iyi ilişkiler kurmuş bir Türkiye için, bu tür projeleri gerçekleştirmek daha kolayolacaktır.NATO üyes...
gerekçesi ile sonuç alınmamıştır. Kasım 2011 tarihinde, Rusyanın Saint-Petersburg şehrindeyapılan Şanghay İşbirliği Örgütü...
Yiğit Bulut: İkisi birbirine alternatif mi?Başbakan Erdoğan: Şanghay Beşlisi daha iyi, çok daha güçlü.Recep Tayyip Erdoğan...
kendi bölgesinde bulunan boru hatlarına ve onların üzerindeki egemenlik durumuna büyük birönem vermektedir.Orta Asya devle...
sektörünün GSMHye katkısının % 20nin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Öte yandan,artan petrol ve gaz üretimi ve fiyatl...
Ham petrol Rusyanın kamu boru hattı monopolisi Transneft üzerinden ihraçedilmektedir. Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu hariç ...
ulaşmıştır. Limanın gerçek ihracat kapasitesi 3 milyon varil/gün civarında olmasına rağmen,limana gelen boru hattı kapasit...
Rusya’nın toplam gaz üretiminin %90’ını gerçekleştiren devlet tekeli Gazpromsevkiyatın büyük bölümünde doğalgazı Ukrayna ü...
SONUÇYakın tarihte yaşanan gelişmeler süregelen güç dengelerini temelden sarsmıştır. NATOve Sovyet bloğu arasındaki çatışm...
önyargılarına takıldığını, Son yıllarda izlediği barışçıl ve dışa açık politika paralelindeTürkiye dış ekonomik ilişkileri...
KAYNAKÇA Akgür, Yunus. ve Çakıroğlu, Ertan. “Şanghay İşbirliği Örgütü”. KÖKSAV E-Bülteni,2008. BAYAR, Yılmaz, Yüksek Lis...
 OKUR, Eren, Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi “Enerji Kaynakları veOrta AsyanĀ
Nato şangay beşli̇si̇-rusya'nin enerji̇ hatti meselesi̇ pdf.
of 36

Nato şangay beşli̇si̇-rusya'nin enerji̇ hatti meselesi̇ pdf.

Published on: Mar 3, 2016
Published in: Education      
Source: www.slideshare.net


Transcripts - Nato şangay beşli̇si̇-rusya'nin enerji̇ hatti meselesi̇ pdf.

  • 1. NATO-ŞANGAY BEŞLİSİ-RUSYA’NINENERJİ HATTI MESELESİ 265025 İsmail Gökay YAĞMUR 265063 Ferhat ÇELİK 264997 Hülya İSKENDER 265003 Merve DENİZ 265052 Hakan VAROL
  • 2. İÇİNDEKİLER1.SOĞUK SAVAŞ DÖNEMİ, NATO’NUN KURULUŞU,NATO’NUN YAPISI VE İŞLEYİŞİ (İsmail Gökay YAĞMURsyf.1-7)Soğuk SavaşBirleşmiş MilletlerPotsdam konferansıSoğuk Savaşın anlamıSoğuk savaşa etki eden olaylarDoğu Avrupa ülkeleriBatı Avrupa ÜlkeleriTruman DoktriniMarshall PlanıSoğuk savaşın Uzakdoğu ayağıOrtadoğudaki GelişmelerNatonun KuruluşuNatonun Yapısı2.TÜRKİYE’NİN NATO’YA ÜYELİĞİ VE TÜRKİYE-NATOİLİŞKİLERİ (Ferhat ÇELİK syf.8-12)Genel BakışAvrupa’da Bloklaşma Hareketleri Ve Emperyalist TutumlarTruman Doktrini Ve Marshall PlanıRusya’nın Bitmez Tükenmez TalepleriKore Savaşı Ve Etkileri
  • 3. Türkiye’deki Nato Üsleri3.ŞANGAY BEŞLİSİNİN TARİHÇESİ, ÜYELERİNDEN RUSYA-ÇİN VE KAZAKİSTAN BİRBİRLERİ VE BİRLİKLE İLİŞKİLERİ(Hülya İSKENDER syf.13-18)ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜUluslararası Sistemde Güncel Gelişmeler11 Eylül Olayları ve ABD’nin Dünya Düzeni PolitikaOrta Asya’da ABD EtkisiŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜNÜN KURULUŞUÖRGÜTÜN GELİŞİMİ1- Şangay Beşlisi2- Şangay İşbirliği Örgütü (Shanghai Cooperation Organization – SCO)4. ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ’NÜN KURUMSAL YAPISIVE TÜRKİYE İLE İLİŞKİSİ (Merve DENİZ syf.19-23)Türkiye ile Şanghay İşbirliği ÖrgütüTürkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üyeliğiTürkiye Gündeminde Şanghay Beşlisi5. RUSYA’NIN ENERJİ HATTI MESELESİ (Hakan VAROL syf.24-29)1.Rusya’nın Petrol Boru Hatları ve Politikaları1.1.Druzhba Boru Hattı ve Adria Reversal Projesi1.2.Baltık Boru Hattı Sistemi (Baltic Pipeline System-BPS)1.3.Kharyaga-Indiga Boru Hattı
  • 4. 1.4.Doğu Sibirya Pasifik Okyanusu Boru Hattı2.Rusya’nın Doğalgaz Boru Hatları ve Politikaları2.1.Yamal-Europe II Doğalgaz Boru Hattı2.2.Mavi Akım Doğalgaz Boru Hattı2.3.Güney Akım Doğalgaz Boru Hattı2.4.Kuzey Akım Doğalgaz Boru Hattı
  • 5. SOĞUK SAVAŞİkinci dünya savaşından sonra Avrupa dünya egemenliğini kaybetmiştir.Savaşa lider olarakgiren İngiltere Fransa eski gücünü kaybetmiştir artık dünyanın yeni egemen güçleri ortayaçıkmıştır.Bir tarafta ABD diğer tarafta SSCB vardır.Soğuk savaşın temelinde bu iki süper gücünve onlar etrafında kümelenen devletlerin birbiriyle çarpışması yatmaktadır.Bu iki kutuplu denge daha öncede belirtildiği gibi yeni karşılaşılan bir oldu değildir.18.yy daİngiltere Fransa 1890-1914üçlü ittifak üçlü itilaf ve 1945 1990 arasında ABD ile SovyetlerBirliği arasında olagelmiştir.1Birleşmiş Milletlerİkinci Dünya Savaşının getirmiş olduğu yıkım görülünce devletler savaşın en son yol olarakkullanılması gereğini anlaşmışlar ve Birleşmiş Milletleri kurmuşlardır.Birinci Dünya savasındansonra buna benzer bir örgüt kurulmuş ancak İkinci Dünya savasının çıkmasıyla örgütünübaşarısızlığı ortaya çıkmıştır.Bununda vermiş olduğu tecrübeyle daha etkin daha katılımcı birörgüt kurulmaya çalışılmıştır.Birleşmiş Milletler günümüze dek bir çok yerel çatışmayamüdahale etmiş ülkeler arasında çıkan sorunlara arabulucu olmuştur.Ancak 5 daimi üyelerindeğişmez ve mutlak yetkileri uluslararası eşitliğe ne kadar gölge düşürse de şu ana kadar ki enetkin uluslararası örgüttür. 1945 BM Antlaşması ise, kuvvet kullanma konusunda en ileri vekapsamlı düzenlemenin yapıldığı belge olmuştur. BM Antlaşması’nın kuvvet kullanmaya ilişkingetirdiği düzenlemeler, BM üyesi olsun ya da olması bütün devletleri kapsaması ve bağlayıcınitelik taşıması açısından önemlidir.2Potsdam konferansıSavaş sonrası darmadağın olan Avrupayı ekonomik olarak toparlamak ve yeni sınırlarıbelirlemek için toplanılan konferanstır.Potsham öncesi olan gelişmelere bakmak gerekirse savaşöncesi araları iyi olan Amerika ve Sovyetler aralarında bir huzursuzluk çıkacağı belliolmuştu.Savaş zamanında Amerikanın Sovyetlere yaptığı yardımı kesmesi iki ülke arasındakigerilimi artırmıştı.Ancak Almanyayı yenmek uğrana bunlar sümen altı edildi.Churchill ile Stalinarasında yapılan yüzdeler anlaşmasıyla Avrupadaki ülkelere ne kadar etki edeceklerinikararlaştırmışlardır.Mesela Macaristana % 50 %50 Yunanistan %90 İngiltere %10 SovyetlerRomanya %90 Sovyet %10 İngiltere En önemli anlaşmazlık Almanya üzerindeolmuştur.Önceleri Almanyayı parçalamak fikri öne çıkarken sonradan bütünlüğünü savunmakfikri ağırlık kazanmıştır.Ancak bunun için öncelikle Almanyayı Nazilerden temizlemek savaşsuçlularını cezalandırmak,eğitim sistemini değiştirip gençleri demokrasiye alıştırmakgerekiyordu.Bunun dışında Fransa Almanyanın parçalanmasından yanaydı.Sovyetler iseyönetim biçiminin ne olacağını konusuna bakıyordu. Soğuk savaş tek Avrupaya etkietmemiştir.Uzakdoğuya baktığımız zaman Kore,Çin, Japonya bu ülkelerde de hep birkamplaşma görülmektedir.1)Sander,Oral,Siyasi tarih 1918-1994,2001 sf 2022Yılmazarslan,Murat,T.C Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası Anabilim Dalı kuvvetkullanma Natonun uluslararası güvenlikte artan rolü doktora tezi,2008 sf 14
  • 6. Soğuk Savaşın anlamıİkinci Dünya Savaşından sonra galip çıkmış iki devletin ve onların etrafında toplanmış küçükdevletleri birbirine karşı olan anlaşmazlıklarını silah kullanmadan sürdürüldüğü dönemdirdiyebiliriz.Bu dönemde diplomasi yerini güç dengelerine bırakmıştır.Amerika ve Rusya kıta devletleridir.Yani öncelikle bulunduğu kıtaya hakim olacak sonrakendisine yakın olan yerlere dost hükümetleri iş başına getirmek gibi yollarla kendinebağlayacak.Bu yollarla Amerika ve Rusya karşılaşmışlar ve çatışmalar başlamıştır.ABDSovyetleri hemen tanımamıştır.Tanımadı ancak Sovyetlerle olan ticareti iki katına çıkmıştır.Busüreç sonunda 1933 yılından ABD Sovyetleri tanımıştır.Soğuk savaşa etki eden olaylarİkinci Dünya Savaşından sonra imzalanan Paris Barış Antlaşması soğuk savaşı etkileyen vehızlandıran bir olaydır.Nasıl Versailles Antlaşması başka bir savaşı engelleyememişse ParisAntlaşması da soğuk savaşın çıkmasını engelleyememiş başarısız olmuştur. Amerika DoğuAvrupada atom bombasının gücünü kullanarak Rusya üzerinde etki yapmayı düşündü. Ancak bubaşarılı olmadı.Bunun üzerine Amerika atom enerjisini kontrol alma politikasına başvurdu.Çoğu kişi Rusya bir ülkeyi işgal eder sonra orada yönetimi kurar gider diye bilir.Ancak iş bukadar basit değildir.Bunun bir iç bir de dış sebepleri vardır.İç sebebi Rusyanın işgal etmişolduğu topraklarda daha önceden demokrasi olmadığı için insanların bu yönetimi kolayca kabuletmesidir.Bir de işgalden önce oradaki komünist yapılanmalar çok güçlüdür.Rusyanın işiniçok kolaylaştırmış.Dış nedense Rusya üzerine gelen saldırılar hep doğu Avrupa üzerindengelmiştir.Bu yüzden Rusya Doğu Avrupayı elinde tutup güvenliğinin sağlamakistemektedir.Önemli bir nokta ise Doğu Avrupada komünist yönetimlerin nasılkurulduğudur.Burda 4 aşama vardır.Birinci olarak kurtarma aşaması Sovyet Ordusu kurtarıcıgibi gelir ülkeyi işgal eder.koalisyonlar kurarak kendi taraftarlarını bu koalisyon içinisokar.üçüncü olarak öteki partileri tasfiye ederler.Son olarak ise yerli komünistlerintasfiyesidir.Bunun nedeni Stalinin yerli komünistlerin milliyetçilikten etkilenmesindençekinmesidir.Doğu Avrupa ülkeleria)Yugoslavya ve ArnavutlukDiğer Doğu Avrupa ülkeleri Sovyet uydusu olurken bu iki ülke olmamıştır. Çünkü bu ülkelerülkelerini kendi çabalarıyla kurtarmıştır.Kurtuluşa giderken Sovyetlerden herhangi bir yardımalmamıştır.Yugoslavya lideri Tito diğer doğu Avrupa ülkelerindeki komünistler gibideğildi.Stalinin tam egemenliği altına girmeyi reddetmiştir.Stalinin parmağımı oynatırım Titoortada kalmaz sözü pek etkili olmamış Titoyu iktidardan düşürememiştir.Stalinde Titoyusosyalist bloktan atmıştır.b)Bulgaristan, Macaristan,RomanyaBu ülkelerde komünizmin yayılması yukarda belirttiğim 4 aşamalı plandaki gibiolmuştur.Sovyetler ülkeyi işgal eder.Bir koalisyon kurar sonra o koalisyondaki diğer partilerikapatır en sonda yerli komünistleri öldürür.Sadece isimler değişiktir.Olaylar aynıdır.c) ÇekoslovakyaÇekoslovakya da durum çok farklıdır.1919-1938 yılları arasında bu ülkede demokrasiuygulanmıştır.Konu mu itibariyle özel bir yerde olan Çekoslovakya güvenliğini sağlamak içintek yolu Sovyetlerle iyi ilişkiler kurmaktı.Belli bir süre ilişkiler iyi gitmiştir.Ancak Marshall
  • 7. planı gündeme gelince ilişkiler bozuldu.Başbakanın 8 tane komünist olmayan emniyet müdürünügörevden almasıyla 200.000 işçi isyan etmiştir.bunun sonucunca devrim olmuştur.Bu işleriarkasında Sovyetler olduğu açıktır.Bu olaydan sonra Natonun kurulması kararlaştırılmıştır.Batı Avrupa Ülkeleria)İngiltereİngiltere savaş döneminde üç partiden oluşan savaş kabinesi tarafından yönetildi İngiliz halkıkendisine Dünya Savaşını kazandırtmış olan muhafazakâr iktidarı 5 Temmuz 1945’de yapılanseçimlerde iş başından uzaklaştırmış ve devrimci nitelikte değişiklikler vadeden işçi partisini 64sandalyelik bir çoğunlukla Meclisin en büyük partisi durumuna getirmiştir.3İngiltere savaştan sonra ABDye olan bağımlılığı iyice arttı.Ekonomisini düzeltmek için borçaldı.Büyük devlet olma yükümlülüklerini zamanla ABDye bıraktı.İngiltere artık büyük devletolmaktan çıkmıştır.Ayrıca Ortadoğuda bölge devletlerini Arap Birliği adı altında bir arayatoplayarak ABDyi Ortadoğuya çekmeye başladı.Som olarak 1947 Ağustosunda Hindistan vePakistana bağımsızlık verdi.4b)Fransaİkinci Dünya Savaşından sonra Fransada komünist akımlar güç kazanmıştır.İşgalden sonrayapılan seçimlerde komünistler oyların yaklaşık dörtte birini sonraki seçimlerde de %28 inialmıştı.Gaulleün iktidarı tek başına ele geçirip beşinci cumhuriyeti kurduktan sonra Nazilerleişbirliği yapmamış partilerle ülkeyi yönetmeye çalışmıştır.Ancak ülke yinede siyasalistikrarsızlıktan kurtulamamıştır.c)İtalyaSavaştan çıktığında ülkede üç büyük parti vardı.Hıristiyan Demokratlar %33 Sosyalistler %21Komünistler %19 oy almıştı.Zamanla Sosyalistler solda bölünme olmaz diyerek komünistlerekatıldı.Bundan sonra İtalyada grevler iç karışıklar istikrarsızlıklar ortaya çıkmıştır.d)AlmanyaAlmanya Yalta ve Potsdam konferanslarında İngiltere,Fransa,Sovyetler ve ABD arasındadört bölüme ayrıldı.Ancak bu ayrılmada Almanyada çözümü getirmedi.Devletler Almanyanınnasıl yönetileceğini konusunda ortak bir fikre sahip değildi.Öncelikle Almanyanınkalkındırılmasının sağlanması lazımdı ancak İngiltere ve Fransanın ekonomik durumları yeterliolmadığından bu görevi ABDye bırakmışlardır.Siyasal bakımdan ise ülkenin nasıl yönetileceğibelirsizlik içindeydi.ABD kendi gibi liberal bir demokrasi kurmak isterken Sovyetler de sosyalistbir düzen kurmak istemekteydi.Bunun sonucun Almanya ikiye ayrıldı.3Yılmazarslan,Murat,T.C Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası Anabilim Dalı kuvvetkullanma Natonun uluslararası güvenlikte artan rolü doktora tezi,2008 sf 154Sander,Oral,Siyasi tarih 1918-1994,2001, sf 246
  • 8. TRUMAN DOKTRİNİBu doktrinin temel sebebi ABDnin Sovyet korkusu diyebiliriz ABD Başkanı Truman’ın 1947yılında yaptığı ünlü konuşmada “ABD dış politikası, kendilerini boyunduruk altına almak içinsilahlı azınlıklar tarafından sarf edilen gayretler ve dış baskılara karsı koymaya çalışan hürmilletleri destekleme amacına yönelecektir ” demesi Amerikan dış politikasının gelişensosyalizme karsı bir yapılanma içinde olduğunu göstermiştir.5Bu dönemde komünizm Avrupadayayılmaya ve etki alanının genişletmeye başlamıştır.Bunun için başkan Trumanın Türkiye veYunanistanı içine alacak şekilde ekonomik yardımda bulunarak Komünizmin yayılmasınıengellemeye çalışmıştır.Başkan senatodan 400 milyar dolar bütçe almıştır.Bunun 100 milyardolarının Türkiyeye 300 milyar dolarını Yunanistana vermiştirMARSHALL PLANIABD Dışişleri Bakanı George Marshall ortaya attığı düşünceye göre Nazilerin yıkıcıyönetimleri altında nasıl boş yere tüketildiğini hatırlatarak yiyecek maddeleri karşılığındaAvrupa kentlerinin çiftçilere gerekli olan malzemeyi veremediklerini söylemiştir.Avrupayatarım için gerekli malzemeleri vermeyi vaat eder.Sovyetlerinde içinde bulunduğu 16 devletikapsar ancak Sovyetler bu plana sıcak bakmaz ve onun etkisi altındaki ülkelerinde plana dahilolmasını engeller.Sovyetler Birliğiyse Marshall planının truman doktrininden sonra ortayaçıkmasını,bu doktrinin uygulanması biçiminde yorumlamış ve programa kendisi katılmadığı gibiDoğu Avrupa ülkelerinin de katılmaması için baskı yapmıştır.6Soğuk savaşın Uzakdoğu ayağıa)ÇinMancu hanedanlığının 1912de yıkılıp yerine sun yat-sen geçici başkanlığında cumhuriyetinkurulmasından önce Çin 40 yıldır merkezi yönetime sahip değildi.Ülkeyi daha çok valileryönetiyor kıyı kesimleri ise büyük devletlerin etkisi altındaydı.Bu dönemde ülkede iç savaşhakimdi ancak Japonyanın Mancuryayı işgaliyle ülkedeki gruplar birleşerek Japonyaya karşısavaşmışlardır.Gruplar bu süreç içerisinde çok sempatizan toplamış ve aynı zamanda iç savaşada hazırlanmışlardır.Çindeki milliyetçiler ABDden yardım almaktaydı.Komünistler iseSovyetlerden.Savaş sonrası kazanan komünistler oluştur.Mao Ruslara hiç güvenmemesinerağmen Sovyet yanlısı bir politika izlemiştir.b)Kore savaşıKore 1950 yılına geldiğinde ülkede salgın hastalıklar vardı.Ülkede okuma yazma oranıoldukça düşüktü.Kore son yüzyılda büyük devletlerin deneme tahtası olmuştu.Önce Japonyanınkoruması altına girmiş 1945De Japonyanın teslim olması üzerine bölgede Sovyet-ABD güçsavaşının bir piyonu olmuştur.38. enlem Kuzey ve Güney Kore arasında sınır olarakbelirlenmişti.25 Haziran 1950de Kuzey Kore birlikleri Güney Korenin topraklarına girdi.ABDGüney Koreyi desteklerken Sovyetler Kuzey Koreyi desteklemiştir.Çindeki hükümet çatışmanın başlarında olaya pek tepki göstermedi.Ancak bölgeye ABDninmüdahalesi olunca Kuzey Koreyi desteklemiş ve savaşa girmiştir.Çin birçok ABD birliğini safdışı bırakmıştır.Çinin düşüncesi şuydu eğer ABD Koreye yerleşirse Çine buradan çok baskıyapabilecekti.Çinde bu yüzden savaşa girmiştir.5)Peksarı Derya Gonca, T.C Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim DalıNatonun değişen konsepti yüksek lisans tezi,2006,sf 106Sander,Oral,Siyasi tarih 1918-1994,2001.sf 260
  • 9. Çinin savaşa katılmasıyla birlikte Çin Güney Koreye girmiştir.Ancak sonradan tekrar geriçekilmek zorunda kalmıştır.ÇİN açısından bu savaşın sonucu daha çok Sovyetlere bağımlıduruma gelmesidir.Batılılar çok kayıp vermiştir ancak Güney Koreyi kurtarmışlardır.NATOTürkiye Yunanistan federal Almanyayı alacak şekilde genişlemiştir.Bu savaştan en çok zararıKoreliler görmüştür.ORTADOĞUDAKİ GELİŞMELER1948 Arap-İsrail savaşıOrtadoğuda çatışmaların temelinde Arap-İsrail çelişkisi yatar.Hitlerin Yahudilere uyguladığıeşi görülmez baskı Yahudileri yeni bir devlet kurmaya itti.Batılı emperyalist devletlerinuyguladığı politikalarda Araplarda milliyetçilik uyandırdı. Siyonist hareket yani tüm YahudilerinFilistine dönmesi ve burada bağımsız bir devlet kurması ideali 1897de Macar asıllı TheodorHerzlin İsviçrenin Basel kentinde ilk Siyonist kongreyi toplamsıyla başlamıştır.Önceleri yüksekmeblağlar karşılığı Filistinden toprak almaya başladılar.Sonradan sorunun boyutu değişti artıkbir devletin kurulmasıyla karşı karşıya kalındı. İkinci Dünya Savaşından önce Filistinde mandayönetimi sürdüren İngiltere politikasında bir ikilem yaşamaktaydı.Yahudilere devletkurulmasında konusunda söz vermişti ama bölgede petrol için Araplarla da arasının iyi olmasıgerekiyordu.BMye bir öneri sundu. İki ayrı devletin kurulması ve Kudüsün BM yönetimindekalması ancak Araplar bunu kabul etmedi.Yapılan oylamada Türkiye ve Araplar hayır oyukullanmasına rağmen ABDnin baskısıyla diğer üyeler evet oyu kullandı.Bundan sonra Araplarkendi ülkelerinde ikinci sınıf vatandaş durumuna düştüler. 1948 in nisan ayında Yahudilerinaşırı irgun ve stern grupları deir yessin adlı bir Arap köyünü yakıp yıktı.14 Mayıs 1948 İsraildevletinin kurulduğu açıklandı.Bunun üzerine Araplar İsraile saldırıya geçti. Güneyden Mısırkuzey Suriye ve Lübnan doğuda Ürdün.Ancak savaş sonunda Araplar yenildi ve İsrailtopraklarını genişletti.Araplarında bu savaş sonrası gücü ortaya çıkmış oldu.Süveyş bunalımıMısırda 1952 yılında iktidarı ele geçiren Cemal Abdülnasır Arap milliyetçileri lideridurumuna getiren olay öncelikle Bağdat paktını kurması ve Türkiye Pakistan ırakı içine alacakşekilde genişlemesidir.Nasır İsraili Ortadoğudan silmek istemektedir.Bunun için iki şeyyapması lazım bir askeri olarak üstün duruma gelmeli iki ekonomik olarak iyi durumdaolmalı.Silahları doğu bloğu ülkesi olan Çekoslavakyadan aldı.Ekonomik olarak yapacağı işleride ABDden kredi almak istemiştir.Ancak ABD doğu bloğundan yardım aldığı için bu istemireddetti.Nasırda bunun üzerine Süveyş kanalını millileştirdiğini açıkladı.Sorunu çözmek için toplanan BMden sonuç çıkmadı.Bunun üzerine İngiltere,Fransa ve İsrailortak harekat başlattılar.Ancak ABD ve Sovyetlerin karşı çıkması nedeniyle geri çekildiler.1956yılına gelindiğinde İngiltere Fransa askerlerini çekerken İsrail yeterli güvenceleri almadançıkmayacağını açıkladı şartlarını sıraladı.Bu şartlar 1967 savaşının da sebebi olacaktır.Suriye olayıABDnin Mısırı yalnız bırakmak için yapmaya çalıştığı bir olaydır.Suriye Sovyet yanlısı birpolitika izlediğini ve komşularına zarar vereceğine inandırılmaya çalışılmıştır.Ancak bu politikaetkili olmamıştır.Öteki Ortadoğu ülkelerinin çoğunluğunun Suriyeyi bir tehdit olarakgörmediklerini açıklamalarıyla gevşedi ve ABD gerilemek zorunda kalmıştır.77Sander,Oral,Siyasi tarih 1918-1994,2001.sf 309
  • 10. NATONUN KURULUŞUNATO öncelikle Sovyetlere karşı kurulmuş bir örgüttür.Ancak kurulmasındaki tek amaç budeğildir.Aynı zamanda Almanyanın tekrar silahlanmasını önlemek ve Avrupanın genelgüvenliğini sağlamak için ABDyi de işin içine katmaktır.NATO 4 Nisan 1949 yılında Washington Antlaşmasıyla kurulan bir kollektif savunmaörgütüdür.Üye ülkeler savunma yeteneklerini geliştirme herhangi bir üyenin toprak bütünlüğütehlikeye girdiğinde ve , siyasî bağımsızlık ve güvenliği tehlikede olduğunda bir araya gelmeyive herhangi birine saldırıldığında bu saldırıya hepsine karşı yapılmış bir saldırı olarak kabuletmeyi taahhüt etmişlerdir.NATOnun kurucu üyeleri Belçika, Kanada, Danimarka, Fransa, İzlanda, İtalya, Lüksemburg,Hollanda, Norveç, Portekiz, İngiltere ve Amerika Birleşik Devletleridir.Örgüt Türkiye veYunanistanı 1952 yılında eş zamanlı olarak üyeliğe kabul etmiştir.İspanya Franko diktatörlüğüyıkıldıktan sonra 1982 yılında örgüte dahil olmuş VE Fransa 1966 yılında örgütün askerikanadından çekilmiştir.Örgütün şu an 28 üyesi vardır.Resmi dili İngilizce veFransızcadır.Merkezi Brükselde bulunur.NATONUN YAPISISivil Örgüt ve YapılarNATO’nun sivil örgütü; karargâh, Daimi Temsilciler ve Ulusal Delegasyonlar, DaimiTemsilciler ve Ulusal Delegasyonlar, Genel Sekreter ve Enformasyon ve Basın Bürosu’ndanoluşmaktadır.NATO KarargâhıBrükseldeki NATO karargahı ittifakın siyasi karargahı Kuzey Atlantik Konseyininmekanıdır.NATOnun bir çok kuruluşu ve elemanı burada bulunur. Ayrıca birçok Ortak ülkenindiplomatik misyonları veya irtibat büroları, NATO Karargâhı Danışma, Komuta ve Kontrolpersoneli ve birçok NATO ajansı da burada bulunur.8Daimi Temsilciler ve Ulusal DelegasyonlarHer üye devlet bir büyükelçi ve daimi temsilci tarafından temsil edilir.Delegasyonlar büyükölçüde büyükelçiliklere benzerler.Aynı karargahta olması resmi ve gayri resmi yazışmalardazaman kaybını önlerler.Genel sekreterGenel Sekreter üye hükümetler tarafından, Kuzey Atlantik Konseyi, Savunma PlanlamaKomitesi ve Nükleer Planlama Grubu’nun Başkanı, diğer üst düzeyli NATO KomitelerininFahri Başkanı ve NATO’nun Genel Sekreteri ve en üst düzeydeki yöneticisi olarak tayin edilenüst düzeyli, uluslararası bir devlet adamıdır.Örgüt içindeki danışma ve karar alma sürecindensorumludur.Enformasyon ve Basın BürosuMedya servisi ve enformasyon servisinden oluşmaktadır. Basın ve Medya Servisi,gazetecilerin itimatnamelerini düzenler Genel Sekreter’in yazılı bildirilerini ve konuşmalarını8Bilgili,Feride Fatma,T.C Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü lisansüstü eğitim , öğretim ve sınavyönetmeliğinin kamu yönetimi anabilim dalı için ön gördüğü yüksek lisans tezi,2008,sf 31
  • 11. yayınlar ve Brüksel’deki NATO Karargâhı çalışanları için günlük haberleri inceler ve haberözetleri hazırlar.Askeri örgütlerNATO’nun en yüksek askeri organı ise, üye ülkelerin genel kurmay başkanlarından oluşanAskeri Komite’dir. Askeri Komite, Savunma Planlama Komitesine bağlı olarak çalışır. Daimimerkezi Brüksel’dedir ve yılda bir veya iki defa toplanır. Askeri Komite’ye çalışmalarında,Komite’nin yürütme organı olan ve sivil sekreterlik gibi çalışsan Milletlerarası Askeri KurmayHeyeti yardım etmektedir. Askeri Komite, barış döneminde NATO bölgesinin ortak savunmasıile ilgili tedbirleri Konsey’e tavsiye etmekle yükümlüdür. Baslıca NATO komutanlıkları daKomite’ye karsı sorumludurlar. Dolayısıyla Komite’nin sürekli bir biçimde toplanabilmesi için,her ülke, genelkurmay başkanını temsilen, bir Daimi Askeri Temsilcisini de Askeri Komite’yeatamaktaydı.9Stratejik KomutanlarAvrupa Müttefik Yüksek Komutanı ve Atlantik Müttefik Yüksek Komutanlıklarından oluşur.Her komutanlık askeri işlerin yönetilmesinde askeri komiteye karşı sorumludur.Askeri komiteyetavsiyede bulunabilirler.NATOda general veya sancak düzeyinde temsilcilikleri vardır.Uluslararası Askeri KarargâhAskeri Komitenin Uluslararası Askeri Karargah direktörlüğü görevi için ülkeler tarafındanaday gösterilen generaller vardır. Bu direktörün yönetimi altında askeri konularda askeri komiteyetavsiyelerde bulunur.TÜRKİYE’NİN NATO’YA ÜYELİĞİ VE TÜRKİYE-NATO İLİŞKİLERİA) GENEL BAKIŞAraştırma konumuz gereği bu yazıda,Türkiye’yi NATO’YA üye olmaya iten sebepler, oyılların dünya bazında ekonomik, siyasal, askeri durumu, emperyalizm akımının güçlüpozisyonu, Rusya ve ABD’nin sömürge arayışları,Rusya’nın Türkiye karşısında bitmeztükenmez talepleri ve dolayısıyla Türkiye’nin kendisini güvenceye almak için ne tür uğraşlarsergilediği ve bu uğraşların ne tür sonuçlar doğurduğunu inceleyeceğiz.B) AVRUPA’DA BLOKLAŞMA HAREKETLERİ VE EMPERYALİST TUTUMLARTarihsel perspektif içinde baktığımızda Avrupa’da 1930’lu yıllarda Avrupada bloklaşmahareketlerinin hızlandığını görmekteyiz. Bir taraf var olan düzeni korumak isterken( antirevizyonist) diğer taraf var olan statükoyu değiştirmek istemekteydi ( revizyonist ).TürkiyeLozan Antlaşması ile kazandığı belli bazı şeyleri korumak istiyor yani bir değişikliğinmeydana gelmesini istemiyordu. Türkiye her ne kadar bu çabalar içinde bulunsa da SovyetRusya’nın Türkiye üzerindeki talepleri bitmek bilmiyordu ve bu da gösteriyordu ki Türkiyede bir noktada bu bloklaşmaya müdahil olacaktı.Türkiye’nin o yıllarda bu tür şeylerden uzak9Peksarı Derya Gonca, T.C Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim DalıNatonun değişen konsepti yüksek lisans tezi,Kırıkkale,2006,sf 26
  • 12. bir tutum takındığını görmekteyiz.Fakat önemle dikkat etmek gerekir ki bu ‘yalnız adam’tutumu ileriki dönemlerde Türkiye’yi büyük bir yalnızlığa itecekti.10C) TRUMAN DOKTRİNİ VE MARSHALL PLANIBunların imzalanmasındaki temel amaç, tahmin edileceği üzere, Rusya’nın emperyalistpolitikalarına artık bir dur demekti. Rusya gerçekten o dönemde çok güçlü bir konumdabulunuyordu ve gitgide toprak kazanmaya devam etmekteydi. Bu durum öncelikle ABD’yitedirgin ediyordu dolayısıyla ABD Sovyet’lerin bu ilerleyişini durdurmak istemekteydi. Buyüzden yukarıdaki başlıkta sayılan girişimlerde bulundu.ABD Rusya’nın Türkiye’ye karşıolan isteklerinin farkındaydı ve Türkiye gibi önemli konumda bulunan bir ülkeyi kaybetmekorkusu altındaydı ve bunu bir şekilde engellemeliydi.Çeşitli girişimlerde bulunarak öncelikleTruman Doktrini’ni ilan etti.(Konumuz gereği Truman Doktrini’nin Türkiye ile ilgilikısımlarını belirtmeyi yeterli görüyorum).Bu doktrin Türkiye ve komşu ülke Yunanistan’ayardımda bulunmayı amaçlıyordu.Neticede Türkiye ve Amerika arasında 12 Temmuz1947’de söz konusu yardımla ilgili bir antlaşma imzalandı.Fakat bu anlaşmanın çok önemlibir noktası vardı.Türkiye alınacak olan bu yardımı ABD’nin izni olmadan başka amaçlar içinkullanamayacaktı.Bu da bize gösteriyor ki bu anlaşma yine aslında Türkiye için değilABD’nin kendi dünya politikasını sürdürebilmesi içindi.ABD neticede Sovyetlerin builerleyişini engelleme isteği olarak “Containment Policy” yani “Sovyetler Birliği’niÇevreleme Politikası” olarak isimlendirildi. Böylece “Soğuk Savaş Dönemi” de başlamışoluyordu.11ABD’nin almış olduğu bir diğer tedbir ise “Marshall Planı”idi.Batı Avrupa ülkelerininekonomik kalkınmasını amaçlayan bu plan 5 Haziran 1947’de Amerika Dış İşleri BakanıGeorge Marshall tarafından ilan edildi.Türkiye kabul edilen Marshall planı çerçevesinde buplana dahil olduğu için ve içinde bulunduğu sıkıntılı dönem nedeniyle ABD’den yardımtalebinde bulundu.Fakat ABD Türkiye’nin bu isteğini yardıma ihtiyacı olmadığını söylerekreddetmiştir.Bu duruma baktığımızda ABD’bu yardımı reddetmesi ileride de Türkiye’yiherhangi bir durumda yalnız bırakabileceği şüphelerini doğuruyordu.Türk hükümeti konununtekrar görüşülmesini istedi ve ABD bu kez yardım gönderme talebini kabul etti ve 4 Temmuz1948’de yapılan anlaşma ile Amerika, Türkiye’ye ekonomik yardıma başladı.Ve dolayısıylaTürkiye ile ABD arasındaki ittifak yavaş yavaş gelişim gösteriyordu.Türkiye’ye bu olaysonucu NATO üyesi ülkelerin de yardımı sağlanabilecekti.D) RUSYANIN BİTMEZ TÜKENMEZ TALEPLERİBilindiği üzere Rusların Anadolu toprakları üzerindeki isteklerinin kökeni çok eskileredayanmaktadır. XVIII. asrın başlarına kadar Çarlık Rusya’sının bir Türkiye siyaseti yoktu.Fakat,Rusya daha XV. Asırdan itibaren Doğu Türk ülkeleri aleyhinde genişlemeye10Bk. Saime Yüceer-Tarihsel Perspektif İçinde Türkiye’nin NATO’ya girişi ve Meclisteki Yankıları,adlı makalesyf.7111Bk. Saime Yüceer-Tarihsel Perspektif İçinde Türkiye’nin NATO’ya girişi ve Meclisteki Yankıları,adlımakale syf.73 str.21
  • 13. başlamıştı.12Anadolu yarımadasının gerek önemli ticaret merkezi yollarının üzerindebulunması, gerekse sıcak denizlere komşu olması dolayısıyla Dünya üzerindeki güçlüdevletlerin, özellikle de Rusya’nın dikkatini çekmekteydi. Rusya bu doğrultuda yakın tarihebaktığımızda Rusya gerek Balkan ülkelerine daha rahat inebilmek ,gerek 1940’larda müttefikiolduğu İngiltere’nin Türkiye üzerinden Doğu Akdeniz’e inmesini kolaylaştırmak için Türkiyesınırlarında cephe açması gerektiğini düşünüyordu ve bölgenin kilit noktası olan Türkiye’ninmutlaka savaşa sokulması gerektiği görüşüne varmışlardır.Türkiye en sonunda mecburi olarakAlmanya’ya karşı müttefikler yanında savaşa katılacağını İnönü tarafından kabuletmiştir.Fakat derhal Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu silah ve teçhizatın gönderilmesi gerektiğinişart koşmuştu.Başkan Churchill isteği kabul etti ve yardımı gönderdi.Fakat sonradan buyardımın Türkiye’ye geç ulaşacağı dolayısıyla Türkiye’nin savaşa geç gireceği endişesi ABDve İngiliz heyetini rahatsız etmişti.Türkiye müttefiklerinin takındığı bu tavırdan doğal olarakoldukça endişelenmişti.Türkiye bu yaşananlardan sonra Sovyet Rusya’ya yanaşmak veSovyetlerin tavrını yumuşatmak istediyse de Sovyetler Türkiye’nin savaşa girmeden bununmümkün olmadığını belirttiler.Bunun üzerine Türkiye müttefiklerin gönlünü almak içinAlmanya ile diplomatik ilişkilerini kestiğini açıkladı.Böyle böyle Türkiye 1945 yılınagirerken gittikçe artan Sovyet tehdidi ile karşı karşıya kaldığını görüyordu.Çünkü bütün OrtaAvrupa ve Balkan ülkeleri Sovyet işgali altına düşmüştü.Türkiye bu tür hadiselerden dolayıSovyet’ler ile iyi geçinmeye çalışsa da Rusya bu durumu pek devam ettirmek niyetindedeğildi.Neticede Rusya17 Aralık 1925 tarihli Türk-Sovyet Dostluk ve SaldırmazlıkAntlaşmasını yenilemek istemediğini bildirdi.13Rusya’nın bu tutumu elbette ki Türkiyeaçısından olumsuzdu ve olası bir Rusya saldırısı da böylelikle mümkün olabilecekti.Rusya, 7Haziran 1945’te Türkiye’nin aşağıdaki İstekleri yerine getirmesi halinde antlaşmanıngerçekleşeceğini bildirdi.14Bunlar:1- Moskova Antlaşmasıyla tespit edilen Türk-Sovyet sınırında Rusya lehine değişiklikleryapılması,2- Boğazların, Türkiye ile Sovyet Rusya tarafından ortak savunulması bunun için de Rusya’yaBoğazlarda deniz ve kara üsleri verilmesi,3- Montreux Sözleşmesinde revizyona gidilmesi için Türkiye ile Sovyet Rusya’nın prensipantlaşmasına varması.15Görüldüğü üzere Rusya’nın saldırmazlık antlaşmasının devam edebilmesi için kendiçıkarlarına çok uygun şartlar koyduğu barizdir.Dolayısıyla Türkiye bu ağır şartları kabul12Bk. Mehmet Saray-Sovyet Tehdidi karşısında Türkiye’nin NATO’ya girişi III.Cumhurbaşkanı Celal Bayar’ınHatıra ve Belgeler,syf.113Bk. Saime Yüceer-Tarihsel Perspektif İçinde Türkiye’nin NATO’ya girişi ve Meclisteki Yankıları,adlımakale syf.1 str.1914Bk. Saime Yüceer-Tarihsel Perspektif İçinde Türkiye’nin NATO’ya girişi ve Meclisteki Yankıları makalesi syf.72satır 1-215Bk. Saime Yüceer-Tarihsel Perspektif İçinde Türkiye’nin NATO’ya girişi ve Meclisteki Yankıları makalesi syf 72.satır 3-9.
  • 14. etmedi.Çünkü bu şartları kabul etmesi demek bir nevi Rusya’nın egemenliği altınagirmekti.Neticede Türkiye Rusya’dan istediğini alamayınca gözünü batıya çevirmeye kararverdi.Neticede Türkiye hükümeti bu şartları kabul etmedi ve kendine bu karmaşa dönemindedaha ılımlı ve güçlü bir dayanak noktası arama girişimlerine devam etti.Türkiye NATO’nun kuruluşuyla birlikte çabalarını arttırdı ve Şubat 1949’da Türkiye Dışİşleri Bakanı Necmettin Sadak, Londra’da Türkiye’nin oluşturulacak pakta alınması yolundaİngiltere Dış işleri Bakanı Bevin’le o zaman için herhangi bir sonuç vermeyen bir ön görüşmeyaptı.16NATO’ya girme çabalarının olumlu sonuç vermesi, Türkiye bakımından sıkıntılı geçen birkaçyılı aldı. Türkiye bu ittifaka katılmak için ilk müracaatını Halk Parti iktidarı döneminde Mayıs1950’de yaptı.Cevap olumsuzdu. Bu müracaatı tek destekleyen devlet İtalya oldu. Türkiye’ninNATO’ya katılmasına, İngiltere ve Norveç, Danimarka, Hollanda ve Belçika gibi küçükdevletler karşı çıkmaktaydı.E) KORE SAVAŞI VE ETKİLERİTürkiye’nin NATO’ya girişi sürecinde kanımca en önemli gördüğüm olay Kore Savaşı’dır.Yukarıda değindiğimiz gibi Sovyet Rusya o dönemlerin en güçlü devletlerinden biriydi veemperyalist tutumları, toprak kazanma uğraşları gitgide artıyordu.İkinci Dünya SavaşındaSovyetler Birliğinin Japonyaya savaş ilanı üzerine Amerika Savunma Bakanlığının "38 nciparalelin kuzeyindeki Japon kuvvetlerinin Sovyetlere, güneyindekilerin de AmerikanKomutanlığına teslim olmaları" önerisi üzerine Sovyet kuvvetleri 12 Ağustos 1945te KuzeyKoreyi, Amerika kuvvetleri de 8 Eylül 1945te Güney Koreyi işgal etti. 38 nci paralelin arahattı olarak ilan edilmesi üzerine Kore artık güney ve kuzey olmak üzere ikiye bölündü.17Birleşmiş Milletler Cemiyeti bu olay üzerine derhal toplanmaya karar verdi.Bununüzerine Kore’ye asker göndermek için cemiyet üyesi ülkelere çağrıda bulundu.Gariptir ki buçağrıyı ABD’den sonra kabul eden ilk devlet Türkiye olmuştur.Bu biraz ironik bir durumdurkanımca çünkü Türkiye o dönemde gücü zayıf olmasına rağmen böyle bir çağrıyı derhal kabuletmiştir.Şu açıdan bakmamız da mümkündür. Türkiye NATO’ya girmek istiyorsa bunu mutlakabir şekilde gerçekleştirip ABD’nin gözüne girmeli ve takdirini kazanmalıydı.Ve nitekimTürkiye’nin tavrı bu doğrultuda oldu.Yurdun çeşitli yörelerinde bulunan birliklerdenoluşturulan tugayın komutanlığına Tuğgeneral Tahsin Yazıcı, kurmay başkanlığına YarbaySelahattin TOKAY, 241 nci Piyade Alay Komutanlığına Albay Celal DORA atandı.NeticedeTürkiye Güney Kore’ye vardı ve ABD birlikleri yanında yer aldı.Konumuz açısından önemliolarak gördüğüm konu burada şudur:Türkiye ABD’nin çağrısına yanıt verdi ve Kore’ye askerçıkarttı.Neticede bu ilk tepki olarak ABD’de Türkiye’ye karşı bir sempati uyandırdı.Dahasonraki aşamalarda bunun Türkiye için önemli bir netice olduğu anlaşılacaktır.SonralarıTürkiye Kore’de neredeyse 4 yıl gibi bir süre savaştı.16Bk. Saime Yüceer-Tarihsel Perspektif İçinde Türkiye’nin NATO’ya girişi ve Meclisteki Yankıları makalesi syf 78satır 6.17TSK Resmi İnternet Sitesi: Tarihten Kesitler-TÜRKİYE’NİN KORE SAVAŞINA KATILMASI VE SAVAŞIN TÜRKİYE’YE ETKİSİ
  • 15. Savaşın başından itibaren stratejik noktalarda görev alan Türk tugayları kendisine verilengörevleri en iyi şekilde yerine getirmiş ve katıldığı muharebelerde; 37 subay, 26 astsubay, 658er olmak üzere toplam 721 şehit, 2147 yaralı, 346 hasta, 234 esir ve 175 kayıp vermiştir.18Türkiye’de bu netice bazı kesimler tarafından, gariptir yine,”Türkiye Kore Savaşı’ndaverdiği bu başarı ile kalıcı dünya barışı için çok önemli bir adım atmış oldu.”Fakat bence olayfarklıdır. Amaç Türkiye’nin kalıcı dünya barışı için gittiği değil,Türkiye’nin NATO’yagirişinde bir çözüm yolu olarak çok etkiliydi.Türkiye her ne amaçla gitmişse de ortadaaçıklığa kavuşturacağımız nokta şudur:Kore Savaşı’nın Türkiye’nin NATO’ya girişi için çokönemli bir olay olduğu ve Türkiye’nin NATO’ya girişini kolaylaştırdığı bariz bir gerçekliktir.Türkiye bu gelişmeler çerçevesinde Ağustos 1950 tarihinde ikinci müracaatını yaptı.Eylül 1950’de verilen cevap yine olumsuzdu.Bu süreçte İngiltere başta Türkiye’nin üyeliğiniistemese de İngiltere Temmuz 1951’de Orta Doğu Savunma Sistemine katılması şartıylaTürkiye’nin NATO üyeliğini desteklemek zorunda kaldı. Amerika Büyük elçisi McGhee,17 Şubat sabah saat on buçukta Dış İşleri Bakanını makamında ziyaret ederek Atlantik PaktıAntlaşmasına taraf olan devletler adına hükümetinden aldığı talimata uygun olarak Türkiye’yiNATO’ya katılmaya resmen davet eden belgeyi Fuat Köprülüye takdim etmişti.Bu olayTürkiye’de büyük bir sevinçle karşılandı.Gerçekten de özellikle Türkiye’nin Batı güvenliğine katkısı büyük olacaktı.Türkiye Sovyet Rusya’nın Güney-Batı bölgesi boyunca aşılması zor olan bir setkonumundaydı. Rusya’nın Ortadoğu’ya, Akdeniz’e, Kuzey Afrika’ya kolaylıkla sızmasına vedoğrudan doğruya müdahale etmesine engel oluşturmaktaydı.Türkiye bu stratejik noktadabulunmamış olsaydı Sovyetlerin Ortadoğu’ya ve Kuzey Afrika’ya hakim olması durumundaBatı Avrupa güneyden sarılmış olacak Akdeniz ve Asya ile olan başlıca ulaşım yollarıkesilecekti.Bir savaş durumunda ise, Rusların Akdeniz donanmasının güçlü Karadenizdonanması tarafından hızlı bir şekilde takviye edilmesini ancak Boğazlara hakim olan Türkiyeengelleyebilirdi.Üye sayısı 487 olan mecliste 410 kişi oylamaya katıldı. 409 evet oyuna karşı 1 çekimser oyçıktı.74 milletvekili oylamaya katılmamıştı.Açık milletvekilliklerinin sayısı da 3’tü. Böylecetasarı muhalefetin de desteğini alarak kanunlaşmış oldu.G)TÜRKİYE’DEKİ NATO ÜSLERİ Afyonkarahisar üssü havaalanı Türkiyenin en büyük askeri havaalanıdır. NATOnun2. büyük havaalanıdır. "Ana Jet Bakım Üssü" olarak kullanılmaktadır. Sivil uçuşlaraaçılması konusundaki çalışmalara NATOdan izin çıkmamıştır. İncirlik Hava Üssü yönetimi ve denetimi TSKde olan, NATOnun önemli bölgesel birdepo üssüdür.Adanaya 10 km uzakta bulunan üs, Akdenize 56 km uzaklıktadır. TürkHava Kuvvetleri 10. Ana jet üssü ve ABD hava kuvvetleri 39. Ana jet üssü buradagörev yapmaktadır.18TSK Resmi İnternet Sitesi: Tarihten Kesitler-TÜRKİYENİN KORE SAVAŞINA KATILIŞI VE SAVAŞIN TÜRKİYE İÇİNÖNEMİ syf.1 satır 1-5
  • 16.  Şile Üssü: Stinger füzelerinin fırlatılması için uluslararası standartlarda bir atışalanıdır. Konya 3. Ana Jet Üs Komutanlığı: Irak savaşı sürecinde NATO tarafından getirilenAWACS lar burada üslenmiştir. Balıkesir 9. Hava Jet Üssü: Bu üsde 6 adet "vault" denilen füze rampasıbulunmaktadır. Muğla Aksaz Deniz Üssü.Ankara-Ahlatlıbel, Amasya-Merzifon, Bartın, Çanakkale, Diyarbakır-Pirinçlik, Eskişehir,İzmir-Bornova, İzmit, Kütahya, Lüleburgaz, Sivas-Şarkışla, İskenderun, Ordu-Perşembe,Rize-Pazar, Erzurum, Van-Pirreşit ve Mardinde NATOya bağlı Birleştirilmiş Hava HarekatMerkezleri (CAOC6)19ŞANGAY İŞBİRLİĞİ .ÖRGÜTÜ1.Giriş16 Ağustos 2007 tarihinde Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’te yapılan Şangay İşbirliği Örgütü zirvetoplantısında, çok kutuplu yeni dünya düzenine vurgu yapılarak özellikle ABD karşıtı söylemleryinelendi. Halen, Rusya Federasyonu, Çin Halk Cumhuriyeti, Kırgızistan, Kazakistan, Tacikistan veÖzbekistan’dan oluşan altı üyeli Bölgesel İşbirliği Teşkilatı olan Şangay İşbirliği Örgütü (ShanghaiCooperation Organization – SCO) Dünya nüfusunun dörtte birini teşkil etmektedir. Gözlemcistatüsünde bulunan İran, Pakistan, Hindistan ve Moğolistan’ın da üye olmaları halinde dünyanüfusunun yaklaşık yarısını oluşturan küresel bir örgüt olması kaçınılmaz görünmektedir.Örgütün kuruluşunda yatan sebep sınır güvenliğinin sağlanmasıydı. Daha sonra bu işbirliği alanıgenişletilerek bölge güvenliği, istikrar ve refahı da içine almıştır.Ancak birlik bununla da yetinmemişbu işbirliği ve dayanışma alanını her geçen gün daha da arttırmıştır.En son haliyle Örgüt üyeülkelerin barış,güvenlik,teknoloji,bilim,eğitim,çevre,enerji,ulaşım ekonomi,maliye ve ticaret gibimümkün olan her alanda ki işbirliğini kapsamına almıştır.Üyeleri bir araya getiren görünüşteki sebep sınır güvenliği olsa da örgütün oluşumunun altındayatan sebep çok daha önemli ve farklıdır.Sovyetler birliğinin dağılmasıyla ABDnin tek kutupludünyaya egemenlik politikasının iyiden iyiye günyüzüne çıkmasıyla dengeleyici bir unsur oluşturmaarayışları başlamıştır.Bu üye ülkelerinde bir işbirliği oluşturmalarındaki asıl sebep dengeleyici birunsur oluşturarak çok kutuplu bir dünya düzeninin doğmasınına, Orta Asyada istikrar ve güvenin19Türkiye’nin NATO Üyeliği:Wikipedia Ansiklopedik Bilgi Kaynağı
  • 17. sağlanmasına,Terörizmin ortadan kaldırılmasına, ekonomik sorunların çözümüne, Orta Asya enerjikaynaklarının bölgesel düzeyde değerlendirilmesine katkı sağlamaktır.Uluslararası Sistemde Güncel Gelişmeler20.yüzyıl kuşkusuz insanlık tarihinde büyük değişimlerin yaşandığı önemli bir yüzyıldır. Bilim veteknikte yaşanan hızlı gelişmelere şahit olmasının yanı sıra iki dünya savaşına,büyük bunalımlara,bölgesel çatışmalara, Soğuk Savaşa ve Soğuk Savaş Döneminin bitişine tanıklık eden bir yüzyılolmuştur.Bu yüzyılın son on yılı aynı zamanda uluslararası sistemde köklü değişmelerinde meydanageldiği bir zaman dilimine denk gelmiştir.2021. Yüzyıl boyunca Batı devletlerinin esas gayesi baştaAsya olmak üzere batıdışı toplumları egemenliklerine almaktır. İkinci dünya savaşının sonuna kadarbu amacın esas üslenicileri İngiltere ve Almanya iken bu savaş sonrasında bu rolü ABD ve SSCBüstlenmiştir. Bu iki devletin dünya siyasetinde öne çıkma çabaları Batı devletleri sisteminde ikiyebölünmüşlüğün yaşanmasına neden olmuştur. İkiye bölünmüşlük Batıda çekişmelere yol açmış ve buçekişmelerin yeryüzüne taşınmasına tanık olunmuştur.ABD kendi çıkarları doğultusunda Batı Avrupaülkelerini yanına çekmeye çalışırken SSCB de boş durmamış Doğu Avrupa devletlerini belli bir düzeniçinde örgütlemiştir.1990’ lı yıllara gelindiğinde Doğu Bloku’nun başarısızlığı ortaya çıkmış vedağılmıştır.Buna karşın ABD’nin üstünlük ve örgütleyiciliği doğrulanmıştır.11 Eylül Olayları ve ABD’nin Dünya Düzeni Politika:SSCB’nin yıkılması ile batı adına dünya siyaseti90’lı yıllardan itibaren artık ABD tarafından tek elden yürütülmeye başlanmıştır.ABD’nın bu rolu 11Eylül 2001’den sonra kesinlik kazanmıştır.11 Eylül saldırılarından sonra ABD elindeki gücüyansıtma,yayma ve uygulama kararı almıştır.Bu çabanın meşru zeminini ABD’ye düzenlenen teröristsaldırılar ve küresel terörizme karşı savaşın gerekliliği olusturmaktadır.Elinde bulundurduğu bubüyük gücü kullanmak isteyen ABD mutlak güvenlik siyaseti izlemeye başlamıştır.Orta Asya’da ABD Etkisi: SCO kuruluş girişimleri ABD’ye düzenlenen terörist saldırılarından öncebaşlatılmıştı.11 Eylül saldırılarını fırsat bilen ABD bu olaydan sonra sözde güvenlik siyaseti20Şener,Bülent Yüksek Lisans Tezi 2.Bölüm ; "Soğuk Savaş Dönemi sonrası Uluslararası GüvenlikOrtamı ve Güvenlik Kavramı" (KTÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim dalıUluslararası İlişkiler Programı, Nisan 2005 Trabzon, sf.69)
  • 18. kapsamında asker bulundurmak ve askeri üst açma konusunda bölge ülkeleriyle antlaşmalarimzalayarak Afganistan’a müdahale etmiştir.ABD’nin Asya’ da artan etkinliği ve müdahaleci tutumuen çok Rusya ve Çin’i rahatsız etmiştir.ABD’nin tutumu iki büyük gücün yakınlaşmasına sebepolmuştur.Stratejik önemde iyi ilişkiler geliştiren söz konusu ülkeler, uluslararası değişimin yarattığıbaskıyı hissetmiştirler. Rusya ve Çin, SCO ile dünya siyasetinin önemli bir bölgesini ABD’nin egemenlikhedefinden kurtarmayı amaçlarken Özbekistan, Tacikistan, Kazakistan ve Kırgızistan bağımsızlık veegemenliklerini eşit düzeyde tam olarak gerçekleştirebilecekleri bir ortam arayışıyla birliğeyaklaşmışlardır.212. ŞANGAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜA. KURULUŞUSovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından Orta Asya’da kurulan Cumhuriyetlerde bir boşlukyaşanmış, Rusya ve Çin de dâhil olmak üzere bu yeni Ülkelerde İslami ve etnik ayrılıkçı hareketlerbaş göstermiş, ABD’nin bölge ülkelerine demokrasi ihraç etme girişimleri kapsamında ayrılıkçıhareketleri otoriter yönetimlere karşı kışkırtması ve hatta bu Cumhuriyetlerin içişlerine karışmayakadar ileriye gitmesi, Şangay İşbirliği Örgütü’nün kurulmasında etkili olmuştur. Bölgenin zengindoğal kaynaklara sahip olması ABD’nın bölgeye olan ilgisini arttırmıstır.Orta Asya Cumhuriyretlerinin iç dinamikleriyle oynamaya çalışan ABD, bu ülkelerdeki otoriterrejimlerin oluşturduğu statükoyu bozmakta, çalkantılara sebep olmaktadır. Günümüzde ise ŞİÖ,ABD’nin demokrasi ihraç faaliyetlerine ve Orta Asya’daki askeri varlığına Rusya ve Çin’in tepkilerinidile getirdikleri bir platform haline gelmiştir.2226 Nisan 1996 tarihinde Şangay’da Çin, RusyaFederasyonu, Kazakistan, Kırgızistan ve Tacikistan Devlet Başkanlarının katılımıyla yapılan Zirve ileresmiyet kazanan ve Şangay Beşlisi olarak adlandırılan örgütün kuruluş amacı, diğer üye ülkelerinÇin ile olan sınır anlaşmazlıklarının giderilmesi ve sınır bölgelerinde güvenliğin sağlanması olmuştur.Hatta, Rusya’nın tarihten gelen çekişmeleri bir yana bırakıp Çin ile ortak bir platformda yer alması ve21Çalış,Şaban H. , Akgün,Birol ve Kutlu,Önder ; " Uluslararası Örgütler ve Türkiye" , (KonyaÇizgi Kitapevi Yayınları, Şubat 2006, sf. 562)22Karluk, S.Rıdvan ; "Küreselleşen Dünyada Uluslararası Kuruluşlar" ,(Beta yayınevi 6. Baskı , İstanbul2007, sf. 608)
  • 19. bu yolla Çin ile olan sınır sorunlarını çözme yoluna gitmesi de bu Örgütün kurulmasına bir sebepteşkil etmektedir.Başlangıçta, bölgesel güvenliğin sağlanması amacıyla (terör ve sınır uyuşmazlıklarının çözümü)yola çıkan Şangay Beşlisi kısa bir süre sonra daha da ileri giderek ekonomik, siyasi ve askeri işbirliğialanlarını da kapsama almıştır.B. ÖRGÜTÜN GELİŞİMİ1- Şangay BeşlisiŞangay Beşlisi ilk toplantısını 26 Nisan 1996 tarihinde Çin’in Şangay şehrinde Devlet Başkanlarıdüzeyinde gerçekleştirmiştir. Bu toplantıda görüşülen ilk ve önemli konu bu ülkelerin sınıruyuşmazlıklarının çözümü ve sınır bölgelerinde güvenlik ortamının sağlanması olmuştur.24 Nisan 1997 tarihinde Moskova’da yapılan ikinci zirve toplantısında ise, sınır bölgelerindekiaskeri kuvvetlerin azaltılmasından, askeri konularda bilgi değişimine kadar birçok alanda güvenliktedbirlerinin alınması kararlaştırılmıştır.Beşlinin, 3 Temmuz 1998 tarihinde Kazakistan’ın Almatı şehrinde yapılan üçüncü zirve toplantısıile Örgüt, sınır ve güvenlik meselelerini ele alan bir teşekkül olmaktan çıkmış ve ekonomik işbirliğinide içine alan geniş bir alanda faaliyet gösteren uluslar arası bir teşkilat haline dönüşmüştür. Buzirvede taraflar, birbirlerinin iç işlerine karışmamaya, problemlerini barışçı yollarla çözmeye, etnikayrımcılığa ve terörizme, uyuşturucu ve silah kaçakçılığına karşı birlikte mücadele etmeye, ekonomikilişkilerini geliştirmeye karar vermişlerdir.23Şangay Beşlisi’nin, genel anlamda daha önce alınankararların teyit edildiği dördüncü zirvesi 25 Ağustos 1999 tarihinde Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’teyapılmıştır. Ayrıca, karşılıklı çıkarlar da dikkate alınarak ekonomik ve ticari alanda işbirliği alanlarınıngeliştirilmesi konusu bu toplantıda dile getirilmiştir.Beşinci zirve Toplantısı ise 5 Temmuz 2000 tarihinde Tacikistan’ın başkenti Duşanbe’deyapılmıştır.2- Şangay İşbirliği Örgütü (Shanghai Cooperation Organization – SCO)15 Haziran 2001 tarihinde yapılan zirvede Şangay Formu, Özbekistan’ın da katılımı ile Şangayİşbirliği Örgütü’ne dönüştürülmüştür. Şangay’da yapılan bu toplantıya altı üye ülkenin Devlet23Karaca, R. Kutay ; "Dünyadaki Yeni Güç Çin/ Tek Kutuptan Çift Kutuba",(IQ Kültürsanat Yayıncılık-55, İnceleme Araştırma Dizisi 32, 1.Baskı Nisan 2003 İstanbul, sf. 107)
  • 20. başkanları imza koymuşlar, ortak sınırların güvenliği için 1996 yılında başlayan süreç, beş yıl sonra,geniş bir alanda işbirliğini amaçlayan yeni bir uluslar arası örgütün oluşmasına yol açmıştır. Ayrıca butoplantıda imzalanan diğer bir belge olan “Terörizm, Ayrılıkçılık ve Ekstremizmle Mücadeleye İlişkin”Şangay Konversiyonu olmuştur.24Buradaki terör ve ekstremizm kavramları Kazakistan, Özbekistan,Kırgızistan ve Tacikistan’ı tehdit eden “radikal İslamcı akımları”, “ayrılıkçılık” ise Çin’den ayrılmakisteyen Doğu Türkistan ve Rusya Federasyonu içinde bağımsızlık mücadelesi veren Çeçenistan’ı ifadeetmektedir. Bu konversiyon neticesinde ŞİÖ’nün ilk kurumsal organı olarak Bişkek’te “Anti-TerörMerkezi” kurulması kararlaştırılmıştır.11 Eylül saldırılarının ardından, ABD’nin “uluslar arası terörizmle mücadele” ve “ demokrasigetirme” sloganlarıyla Afganistan’ı işgal etmesi, müteakiben bazı Orta Asya Ülkeleri ile askeriişbirliğini geliştirmesi ve nihayet bölge ülkelerinin iç işlerine karışmaya kadar ileri gitmesi Rusya, Çinve Özbekistan başta olmak üzere bölgede ABD karşıtlığını dizginlemiş ve bu ülkelerin kendiaralarındaki işbirliği arayışını daha da kuvvetlendirmiştir.25Bu kapsamda, Üye ülkelerin topraklarıŞİÖ toprakları olarak ilan edilmiş ve ABD’den Orta Asya cumhuriyetlerinde bulunan üslerikastedilerek “ŞİÖ topraklarındaki askerî üslerin boşaltılması” istenmiştir.7 Haziran 2002’de St. Petersburg’da yapılan zirvede; Şanghay İşbirliği Örgütü’nün anatüzük belgesi, bölgesel anti-terör merkezi kararı ve zirve deklarasyonu imzalanarak,kurumsallaşma yolunda önemli bir adım atılmıştır.17 Haziran 2004 tarihinde Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yapılan Devlet Başkanlarızirvesinin ana teması “somut eylem” ve “açıklık” olmuştur. Bu zirvede liderler, Örgütüngözlemci statüsü ve üye ülkeler arasındaki yasadışı uyuşturucu trafiği ile mücadelekonularında anlaşmaları kabul etmişlerdir. Ayrıca, üyeler 15 Haziran’ı “ŞİÖ günü” olarakbenimsemişler ve Taşkent Deklarasyonunu yayınlamışlardır. Zirvenin hemen arifesindeÖrgütün bölgesel anti-terör birimi Taşkent’te faaliyete geçmiş ve BM, AB ve diğer bağımsızuluslararası örgütlerin temsilcileri burada yer almışlardır. Ayrıca, Afganistan ve MoğolistanDevlet Başkanları da zirveye katılmışlardır. Yine bu zirvede, Moğolistan’ın talebi kabuledilerek, bu ülke Örgütün ilk gözlemci üyesi olmuştur.Örgütün 2005 yılı Devlet Başkanları zirvesi 5 Temmuz’da Astana’da yapılmıştır. Zirveyealtı üye ülkenin devlet başkanları ile gözlemci ülke Moğolistan’ın Devlet Başkanı, İran24Çoğal, Nejat; "Çok Kutuplu Dünya Projesi: Şangay İşbirliği Örgütü" (www.nejatcoğal.com)25Çalış,Şaban H. , Akgün,Birol ve Kutlu,Önder ; " Uluslararası Örgütler ve Türkiye" , (Konya Çizgi KitapeviYayınları, Şubat 2006, sf. 568)
  • 21. Başbakan Yardımcısı, Pakistan Başbakanı, Hindistan Dışişleri Bakanı ile ŞİÖ GenelSekreteri katılmış ve bir zirve bildirisi yayınlanmıştır.2005 zirvesinde liderler; ABD’nin Şangay İşbirliği Örgütü topraklarındaki (Orta AsyaÜlkelerinden Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan) askeri üsleri boşaltmasıkararlaştırılmıştır. 11 Eylül 2001 eyleminden sonra ABD’nin terörizme karşı başlattığımücadeleye destek veren Örgüt üyeleri bu desteklerini çekmişlerdir. Çin Halk Cumhuriyetive Rusya Federasyonu baskısından kurtulmak ve terörizme karşı ABD’nin desteğini almakisteyen Örgüt üyesi Özbekistan, Kırgızistan ve Tacikistan 5 Temmuz 2005 AstanaZirvesi’nden sonra söylem değiştirmişlerdir. Zirvede en belirgin bir şekilde ABD üslerininbulunduğu bu üç Orta Asya ülkesinin toprakları “Şangay İşbirliği Teşkilatı Toprakları”olarak nitelendirilmiştir. Zirvede bu şekilde bir ifadenin kullanılması Teşkilat içindebütünleşmenin derinleştiğini ve birlik oluşturma bilincinin gittikçe yaygınlaştığınıgöstermektedir. Şangay İşbirliği Teşkilatı Toprakları ifadesi; Teşkilat üyesi ülkelerintopraklarının ABD’nin askeri güçlerinin bölgede etkisizleştirilmesine yönelik kullanıldığıdeğerlendirilmektedir. Zirvede ayrıca; İran, Pakistan ve Hindistan’ın gözlemci üye olarakTeşkilata üye olması benimsenmiştir.ŞİÖ nün 2007 zirvesi, 16 Ağustos tarihinde Kırgızistan’ın Başkenti Bişkek’tegerçekleştirilmiştir. BM’nin de genel sekreter yardımcısı düzeyinde temsil edildiği, ABD yekarşı işbirliğinin artırılması kararı alınan zirvede özellikle, Türkmenistan’ın örgüt içindekirolünün güçlenmesi, İran’ın örgüte daha da yakınlaşması ve Moskova ve Pekin arasındakidiyalogun yumuşaması hususları ön plana çıkmıştır. Ortak Bildiride Liderler, “Orta Asya’daistikrar ve güvenlik sadece ve sadece bölgedeki ülkelerin girişimleriyle ve bölgesel iletişimlesağlanabilir” ifadesini kullanmışlardır. İran, Hindistan, Pakistan ve Moğolistan’ın gözlemciüye olarak katıldıkları zirveye Türkmenistan ve Afganistan Cumhurbaşkanları onur konuğuolarak katılmışlardır. Zirvede Liderler, İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması veOrtak İletişim ve Uluslararası Bilgi Güvenliği Hareket Planı gibi bir dizi anlaşmaya da imzaatmışlardır. Liderlerin, NATO’ya karşı gövde gösterisi olarak nitelendirilen “Barış Misyonu-2007” tatbikatını izlemek üzere Zirveyi sona erdirmeleri, dünya kamuoyunda endişelere yolaçmıştır.26Netice itibariyle, 17 yıl önce aralarındaki sınır problemlerini çözmek üzere biraraya gelen beş Orta Asya Ülkesi, günümüzde Rusya ve Çin’in önderliğinde, Şangay26Çoğal, Nejat; "Çok Kutuplu Dünya Projesi: Şangay İşbirliği Örgütü" (www.nejatcoğal.com)
  • 22. İşbirliği Örgütü adı altında, gözlemci üyelerle birlikte 3 milyara yakın bir nüfusu kapsayan,ABD’yi tedirgin edecek düzeyde bir küresel güç olma potansiyeli ile dünya gündeminimeşgul eden bir hareket olarak karşımızda durmaktadır.ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ KURUMSAL YAPISIGüvenlik, ekonomi ve kültür alanlarında işbirliği öngören Şanghay İşbirliği Örgütü’nde 7 anaorgan faaliyet göstermekte ve örgütün işleyişini sağlamaktadır. Bunlar,1. Devlet Başkanları Konseyi; Bu konsey her yıl bir defa düzenli olarak bir üye ülkedetoplanır. Devlet başkanlarının katıldığı en üst düzeydeki karar mekanizmasıdır. Diğer konseylerinönceden görüştükleri ve istişare ettikleri önemli meseleler bu konseyde karara bağlanarakneticelendirilir.2. Hükümet Başkanları Konseyi; İkinci derece de önemli olan alt mekanizmadır. Bu daDevlet Başkanları Konseyi gibi her sene bir defa toplanır. Bütçenin onaylanması ve ekonomikantlaşmalar yapılması gibi temel sorumlulukları vardır.3. Dışişleri Bakanları Konseyi; Bu konseyde Devlet Başkanları Konseyi’nden bir ay öncetoplanır ve bu konseyin gündemini belirleyen, daha çok uluslararası sorunların yoğunluktagörüşüldüğü konseydir. Bu konsey örgütün en fonksiyonel organlarından birisidir diyebiliriz.4. Temsilcilikler Konseyi; Örgüte üye ülkelerin işbirliği yaptıkları alanlarda temsilcilerinkatıldığı kapsamlı görüşme ve antlaşmaların altyapısının oluşturulmaya çalışıldığı önemli birorgandır.5. Ulusal Koordinatörler Konseyi; ŞİÖ üyesi ülkelerin ulusal koordinatörlerinin katıldığıve yılda en az üç defa toplanan ve bir anlamda tüm diğer organları yönlendiren organdır.6. Bölgesel Anti-terör Ajansı; Özbekistan’ın başkenti Taşkent’te yer alan anti-terörşubesidir, daimi niteliktedir.7. Sekretarya, Pekin’de bulunan ve örgütün tüm işlerinin belgelendiği, takip edildiği,sonraki aktiviteler için belgelerin hazırlandığı daimi ve önemli bir organdır.Şanghay İşbirliği Örgütü’nün üyelik sistemi üç aşamalı bir görünüme sahiptir. Örgütündiyalog ortakları, gözlemci üyeleri ile tam üyeleri bulunmaktadır. 2002 yılında yapılan St.Petersburg Zirvesi’nin ardından örgütün genişleme tartışmaları gündeme gelmeye başlamış olup,üyelerin genişleme konusuna soğuk bakmalarına rağmen, halen gözlemci üye statüsünde bulunanPakistan, Hindistan, İran ve Moğolistan’ın örgüte dahil edilme ihtimali en yüksek ülkeler olduğunusöyleyebiliriz.TÜRKİYE İLE ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜAsya ve Avrupa kıtalarının kesişim noktasındaki Türkiye, yüzyıldan daha uzun süredir siyasive ekonomik gelişmesini Batıya yönelerek sağlamakta ve 1959 yılından bu yana da şimdiki ismiyleAvrupa Birliği’nin (AB) üyesi olmaya çalışmaktadır. AB ile ilişkisinin son yıllarda durağan birşekilde devam etmesi, Avrupalı bazı yetkililerin aleyhte açıklamaları ve bu ilişkinin geleceğine
  • 23. yönelik belirsizlikler, Türkiye’nin alternatif entegrasyonlar, teşkilatlar veya işbirlikleri üzerindedurması ve bu konuda araştırmalar yapmasını gerektirmektedir. Her ne kadar ekonomik ve siyasiolarak Türkiye için en önemli ortak hala AB olsa da, Kotler vd. (1997)’nin düşüncesi paralelindeyeni dış politika ve strateji seçeneklerinin de değerlendirilmesi doğru olacaktır. Yakın tarihtekigelişimiyle söz konusu seçenekler içinde en çok öne çıkanlardan birisi Şanghay İşbirliği Örgütü(ŞİÖ) olmuştur (Kartal ve Sofyalıoğlu: 2011).Türkiye,1991 yılında Sovyetler Birliğinin dağılmasına kadar Orta Asya Devletleri ile gerekekonomik alanda gerekse siyasi alanda sağlıklı bir ilişki kuramamıştır. Bunda o dönemdeki TürkDış Politikasının olduğu kadar Moskova’nın tutumunun da etkili olduğu söylenebilir. SovyetlerBirliği dağıldıktan sonra Türkiye Kafkaslar ve Orta Asya’da daha etkin rol almaya çalışmıştır.Bunun için Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilâtı’nın (KEİT) ve Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nın(EİT / ECO) kurulmasına öncülük etmiş, Barış için Ortaklık (BİO) projesini desteklemiştir.Kafkasya ve Orta Asya ülkelerinin proje kapsamına alınmasında, ilgili personellerinin, başta terörkonusunda olmak üzere çeşitli konularda eğitilmesine birçok olumlu katkı sağlamıştır. Türkiye,Kafkasya’da Gürcistan ve Azerbaycan ile çok iyi ilişkiler geliştirmiş, Orta Asya petrol ve doğalgazı ile Hazar petrollerinin dünyaya açılımında “Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattı”, “Türkmenistan-İran-Türkiye Doğal Gaz Boru Hattı” ve “Mavi Akım” projeleri ile önemli roller üstlenmiş vestratejik kaynakların dünya pazarlarına ulaştırılmasın ilişkin önemli açılımları gerçekleştirmiştir.Türkiye Kafkaslara ulaşmada “Rusya Federasyonu” köprüsünü kullanmak istemekte, Rusyaise ekonomik sıkıntılarını aşmak için Türkiye ile işbirliğine gitme imkânını aramaktadır. Petrol boruhatlarının güvenliğinin sağlanması, bölgesel güvenliğin tesis edilmesi gibi konularda ilerlemesağlanabilecek olması, Rusya Federasyonunu Türkiye’ye yakınlaştırmıştır (Akgür ve Çakıroğlu :2008) .Türkiye’nin Orta Asya’da etkin olması ve jeopolitik konumu nedeniyle sahip olduğuavantajını kullanarak bölgesel güç olabilme potansiyelini geliştirebilmesi açısından önemtaşımaktadır. Ekonomik açıdan bakıldığında ise Türkiye, Teşkilat üyesi ülkelere yönelik yeni pazaraçılımları sağlamalı, bu ülkelerin sunmakta oldukları altyapı yatırım fırsatlarını dikkatle izlenmeli,bölgedeki geniş ekonomik potansiyelin harekete geçirilebilmesi için gereken durumlarda Batılıülkeleri de içerecek bir şekilde düzenlemelerde bulunmalı, karşılıklı menfaatlere hizmet edecek vekarşılıklı bağımlılık ilişkileri yaratacak şekilde ekonomik, ticari, yatırım ve kültürel ilişkilergenişletilmeli ve öncü rol üstlenmelidir (Çomak ve Gökalp, 2010:344).Şanghay İşbirliği Örgütü bölgedeki ortak tarihi ve kültürel değerlere sahip olduğumuz TürkCumhuriyetleri ile de daha yakından ilişkiler kurmamızı sağlayacaktır. Bu ilişkiler sonucu tarihi vekültürel etkileşimin devamında ekonomik, ticari, siyasi etkileşimler de artacaktır. Bu ülkeler ileTürkiye arasında yapılacak olan doğal kaynak ve enerji aktarımı her iki taraf içinde faydalıolacaktır. Türkiye’nin enerji ihtiyacı karşılanırken Orta Asya’daki enerji kaynakları batılı ülkeleresorunsuz ve en kolay yoldan ulaşacaktır. Yani Türkiye, Türk Cumhuriyetlerini bir köprü olarakkullanabilecek ve de bu ülkelerle siyasi ilişkilerini güçlendirebilecektir. Böylece, jeopolitikkonumu nedeniyle Türkiye’nin, hem Kafkaslarda etkinliğinin artırılması ve hem de Orta Asya veHazar Denizi doğal enerji kaynaklarının Batıya ulaştırılmasında yeni inisiyatifler alması mümkünhale gelebilecektir. Enerjide önemli ölçüde dışa bağımlı bulunan Ülkemiz açısından Şanghayİşbirliği Örgütü, bu stratejik hedefin gerçekleştirilebilmesi için kaçırılmaz bir fırsat olarakkarşımızda durmaktadır. Nitekim Türkiye’nin doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayanİran’ın, keyfi olarak ve sık sık doğalgaz kesintisine gitmesi gösteriyor ki, Ülkemizin doğal gazkaynaklarını daha da çeşitlendirmesi ve Bakü-Tiflis-Ceyhan Boru Hattına paralel, alternatif birdoğalgaz boru hattı üzerinde mevcut çalışmalarını hızlandırması gerekmektedir. Böylece, Şanghay
  • 24. İşbirliği Örgütü ile iyi ilişkiler kurmuş bir Türkiye için, bu tür projeleri gerçekleştirmek daha kolayolacaktır.NATO üyesi olan ve AB ile tam üyelik müzakerelerini yürüten Türkiye, Batı ile olan builişkilerine halel getirmeden Avrasya seçeneğini çok iyi değerlendirmek durumundadır. Zira, bubölgede akraba toplulukları, dost ve kardeş Türk Cumhuriyetleri ve İslam ülkeleri bulunmaktadır.Şanghay İşbirliği Örgütü’nün temel hedefleri arasında terörizmle mücadele gelmektedir veÖrgüt terör faaliyetleriyle mücadele anlamında önemli adımlar atabilmiştir. Orta Asya’da varlığınısürdüren bu tip terör faaliyetleriyle mücadelede yeterli düzeyde bilgi birikimi ve tecrübeye sahipolan Türkiye’nin, Örgüte büyük katkıları olabileceği gibi bu alanda ciddi işbirliği imkânları da sözkonusu olabilecektir.Tüm bunların yanında Şanghay İşbirliği Örgütü’nün olumsuzlukları olarak İzzetgil şunlarısöylüyor: Bu örgüte üye ve gözlemci ülkeler Rusya, Çin, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan,Özbekistan, Pakistan, Hindistan, İran, Afganistan, Moğolistan gibi kendi aralarında birden çoksorunu olan, ekonomik, nüfus, askeri ve diğer bakımlardan birbirine eşit olmayan ve en önemlisibirçok din ve medeniyete sahip ülkelerden teşekkül olması önemli zorlukları da beraberindegetirmektedir.En önemli sorun Çin ve Hindistan’ın nüfusu karşısında diğer ülkelerin nasıl bir dengekuracakları, serbest dolaşım olduğu düşünüldüğünde ne gibi sonuçları olacağı, Kırgızistan veKazakistan’ın böyle bir durumda kaç ay içerisinde tarihe karışacağı gerçeğidir. Ekonomik olarak dabir sürü kotaya rağmen Çin’in ekonomisi Dünya’daki bütün ülkeleri tehdit edebiliyorken bu ülkeyleekonomik işbirliğinin nasıl geliştirilebileceği düşündürücüdür. Bütün bunlar göz önündebulundurulduğunda Şanghay İşbirliği Örgütü için iyi bir alternatif demek biraz zor gözükmektedir.TÜRKİYE’NİN ŞANGHAY İŞBİRLİĞİ ÖRGÜTÜ’NE ÜYELİĞİTürkiye’nin Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üye olma çabası Ocak 2005’te Recep TayipErdoğan’ın Vladimir Putin’e söylemiyle başlamıştır. Başkan Putin de bu isteği Kazakistan DevletBaşkanı Nursultan Nazarbayev ile paylaşmış, Kazakistan lideri Nazarbayev, Putin’in bu sözleriüzerine Türkiye’yi her zaman aralarında görmekten mutluluk duyacaklarını belirtmiştir. DışişleriBakanı ve Başbakan Yardımcısı Abdullah Gül ise, Şubat 2005’te Çin’e yaptığı resmi ziyaretsırasında Şanghay İşbirliği Örgütü’ne üye olma isteğini Çin Başbakanı Wen Jiabao’ya iletmiştir.Ancak, Türkiye’nin müracaatı kabul edilmezken aynı dönemde başvuran İran gözlemci statüsüyleŞanghay İşbirliği Örgütü’ne kabul edilmişti. Temmuz 2005’te, Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü LiuJianchao yaptığı basın toplantısında, Türkiye’nin neden Şanghay İşbirliği Örgütü üyeliğinealınmadığı sorusuna Türkiye’nin başvurup başvurmadığı hakkında bilgisinin olmadığını beyanetmiştir.Türkiye 23 Mart 2011 tarihinde, Örgüt nezdinde “Diyalog Ortağı Statüsü” kazanmak üzerebaşvuruda bulunmuştur. Bu başvuru 14-15 Haziran 2011 tarihlerinde Örgüt’ün Devlet BaşkanlarıAstana (Kazakistan) zirvesinde ele alınmış olmasına rağmen usul sorunlarının henüz çözülmediği
  • 25. gerekçesi ile sonuç alınmamıştır. Kasım 2011 tarihinde, Rusyanın Saint-Petersburg şehrindeyapılan Şanghay İşbirliği Örgütü zirvesi öncesinde ise Rusya Dışişleri Bakanlığı, Şanghay İşbirliğiÖrgütü üye ülkelerinin Türkiyeye “Diyalog Ortağı” statüsünün verilmesinden yana olduğunuaçıklamıştır. Türkiye’nin “Diyalog Ortağı” statüsü başvurusu 6-7 Haziran 2012 tarihlerindePekin’de düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü Devlet Başkanları Zirvesi’nde onaylanmıştır.TÜRKİYE GÜNDEMİNDE ŞANGHAY BEŞLİSİDost ülke İrlanda’nın AB Dönem Başkanlığını devralması Türkiye’yi AB süreci konusundaümitlendirmişti. Ayrıca Fransa cumhurbaşkanı Hollande’nın tutumu ve Dışişleri Bakanı Davutoğluile AB Bakanı Egemen Bağış’ın Fransa’ya ziyaretleri de bu ümidi canlandırmıştı. Fakat beklenenadımlar bir türlü atılmıyordu. Bunun üzerine bir televizyonun canlı yayınında gündeme ilişkinsoruları yanıtlayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, “Türkiye AB sürecini unuttu mu?” şeklindesoruya şu yanıtı verdi:“Çok açık ve samimi söyleyeyim, bizim aslında AB sürecini unutmak, kaybetmek diye bir şeysöz konusu değil (…) AB bizi unutmak istiyor ama çekiniyor unutamıyor. Hâlbuki bir açıklasa bizrahatlayacağız. Oyalayacağına bizi, açıklasın biz de işimize bakalım (…) böyle olumsuz bir şekildegidince siz de ister istemez 75 milyonun bir başbakanı olarak başka arayışlar içerisine degiriyorsunuz. Onun için geçenlerde Sayın Putin’e onu söyledim, bizi Şanghay Beşlisi içine alındedim. Alın bizi Şanghay Beşlisi içine biz de ABye allahaısmarladık diyelim, ayrılalım oradan. Bukadar oyalamanın ne anlamı var?”Recep Tayyip Erdoğan’ın böyle bir demeç vermesi bazılarına göre işte bu durağanlaşan ABsürecine bir ivme kazandırmak için yapılmış akıllıca bir oyundu. Dünya kamuoyunda beklenen buetki kısmen de olsa görüldü. Örneğin; Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland , “BuAvrupa’dan uzaklaşma manasına gelirse ben endişelenirim, AB de endişelenmeli” şeklinde biraçıklama yaptı. Fakat bunun tersi yönünde de açıklamalar yapılmadı değil. Örneğin; ABD DışişleriBakanlığı Sözcüsü Victoria Nuland basın toplantısında Başbakan’ın sözlerini değerlendirirken:“Açıkçası, Türkiyenin aynı zamanda bir NATO üyesi olduğu göz önüne alındığında, bu ilginç olur.Ne olacağını göreceğiz diyerek ucu açık bir uyarıda bulundu.Ülkemizde ise Egemen Bağış; “Türkiye’nin farklı ittifaklarla ve uluslararası kuruluşlarlailişkilerini birbirinin alternatifi veya yedeği olarak görmek yanlıştır. Türkiye’yi sabır ve tahammültestine maruz bırakan Avrupa Birliği, şunu bilmelidir ki kendisi de Türkiye’nin üyeliği konusundabir samimiyet testiyle karşı karşıyadır” diyerek Recep Tayyip Erdoğan’a destek verirken KemalKılıçdaroğlu; “ Şanghay İşbirliği Örgütü’ne neden girmek istiyoruz? AB’yi neden dışlıyoruz?1071den beri bizim hedefimiz Batıya doğrudur. Batı bir coğrafya değildir; uygarlığın adıdır,ahlakın adıdır. Siz o çağdaş dünyadan kendinizi koparmak istiyorsunuz. Hangi gerekçeyle kimedanıştınız?” diyerek karşı çıktı.Recep Tayyip Erdoğan’ın bir röportajındaki şu diyalog;Yiğit Bulut: Şanghay Beşlisine gelin denilse, Türkiye gider mi gerçekten?Başbakan Erdoğan: Gideceğimizi söyledik. Gelin denilirse, geliriz dedik.
  • 26. Yiğit Bulut: İkisi birbirine alternatif mi?Başbakan Erdoğan: Şanghay Beşlisi daha iyi, çok daha güçlü.Recep Tayyip Erdoğan’ın AB ve Şanghay İşbirliği Örgütü karşılaştırmasındaki kararının birgöstergesidir.“Türkiye’deki Gençliğin Şanghay İşbirliği Örgütüne Yönelik Tutumuna PazarlamaPerspektifiyle Bakış” adlı makalede Türkiye’deki gençliğin Şanghay İşbirliği Örgütü ve alternatifentegrasyon ve teşkilatlara yönelik tutumunun incelenmesine yönelik bir araştırma yapılmıştır. Buaraştırmanın en önemli bulgularından birisi, cevaplayıcıların AB’nin alternatifi olarak başlıcaŞanghay İşbirliği Örgütü’nü görmesidir. AB ile ilişkiler koptuğu takdirde diğer teşkilatlara kıyaslaŞanghay İşbirliği Örgütü’ne daha fazla yaklaşılması gerektiği düşünülmektedir. Şanghay İşbirliğiÖrgütü’nün güçlenmesi hem ekonomik hem de siyasi açıdan cevaplayıcılar tarafından olumlukarşılanmakta ve Türkiye’nin lehine olacağı düşünülmektedir. Özellikle ekonomik etkisinin dahafazla olacağı düşünülmektedir.Bu araştırmanın elde ettiği sonuca göre Türkiye’nin AB ile uzun süreli yolculuğu her ikitarafa da önemli faydalar sağlamış olsa da giderek zorlaşmakta ve özellikle Avrupa’daki halklarıngeçmişten gelen önyargılarına takılmaktadır. Son yıllarda izlediği barışçıl ve dışa açık politikaparalelinde Türkiye dış ekonomik ilişkilerinde de çeşitlilik aramaktadır. Bu arayış ülkenin dışticaret verilerinde ve yöneticilerinin sözlerinde kendisini göstermektedir.AB dışında dünyadaki başlıca entegrasyon ve örgüt seçenekleri arasında Türkiye içinyakınlaşma olasılığı bulunanlar birkaç tanedir. Bunlar içinde dünyayı birden fazla kutuplu halegetirme potansiyeli olan tek örgüt de Şanghay İşbirliği Örgütü olarak göze çarpmaktadır. Bu durumgençlerin Şanghay İşbirliği Örgütü ile ticari ilişkilerin geliştirilmesine daha sıcak bakmasına amasiyasi açıdan henüz Şanghay İşbirliği Örgütü hakkında tereddüt etmesine ve AB konusunda halaumutlu olmasına bağlanabilir.RUSYA’NIN ENERJİ HATTI MESELESİGün geçtikçe Dünya üzerinde kullanılan kaynakların alternatifleri ortaya çıkmakta,bölgesel ve küresel politikalar bu durumlara göre şekillenmektedir. Önümüzdeki elli yıldagüncelliğini koruyacağı düşünülen petrolün yanı sıra son yıllarda önemi hızla artmakta olandoğalgaz da enerji politikalarında gündemin üst sıralarına taşınmaktadır.Gelecek yüzyılın en önemli enerji kaynağı doğalgaza sahip olan Orta Asya, 21. yüzyıldaönemli bir güç merkezi haline gelecektir. Küresel rekabetin enerji üzerine kurulması OrtaAsya’nın önemini arttırırken, geleceğini de şekillendiren bir unsur olacaktır.Görüldüğü gibi Orta Asya enerji kaynakları hem küresel enerji politikalarını hem debölgesel güç mücadelelerini belirlemektedir. Bu potansiyeli sağlam politikalar ile yürütecekbir irade Orta Asya’yı küresel düzende önemli bir aktör haline getirecektir. Ayrıca bölgedeetkili ve güçlü olabilmenin yolu da enerji kaynaklarını ve pazarlara ulaşımını sağlamaktangeçmektedir. Bu sebeple enerji kaynaklarının taşınması Rusya’yı ekonomik alandan çoksiyasi alanda daha çok ilgilendirmektedir. Rusya, boru hattının başında duracak ülkeninKafkasya ve Orta Asya’yı denetimi altında tutacağını bilmektedir. Bundan dolayı da Rusya
  • 27. kendi bölgesinde bulunan boru hatlarına ve onların üzerindeki egemenlik durumuna büyük birönem vermektedir.Orta Asya devletlerinin enerji konusundaki en önemli ortağı Rusya’dır. Sovyetlerdöneminde inşa edilen boru hatları bu ilişkinin bu kadar üst düzeyde olmasının en büyüksebebi olmuştur. Rusya mevcut boru hatlarını onararak ve yenilerini inşa ederek orta Asyadevletleriyle arasında adeta bir enerji köprüsü kurmuş ve bu bölgeden aldığı gazı Avrupa’yailetmeye başlamıştır. Orta Asya’dan çok ucuza aldığı doğalgazı fahiş fiyatlara Avrupa’yasatan Rusya coğrafi konumunun vermiş olduğu bu avantajla hem kendi ekonomisinigüçlendirmiş, hem de 21. Yüzyılın enerji baronu haline gelmiştir.27Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından, 1990lı yıllarda ciddi ekonomikbunalımlarla karşı karşıya kalan Rusya Özellikle 1998 yılında Asya’da patlak veren ekonomikkriz petrol ve doğalgaz fiyatlarında önemli düşüşe sebep olmuş ve Rusya ekonomisi ciddişekilde sarsılmıştır. Krizle beraber ortaya çıkan toplumsal bunalım dönemin Rusya DevletBaşkanı Boris Yeltsin’in yerini Vlademir Putin’e bırakmasına neden olmuştur. Putindöneminde petrol ve doğalgaz fiyatlarının hızla yükselmesi ekonomik büyümeyi beraberindegetirmiş, Rus ekonomisi ortalama %7’lik büyüme hızını yakalamıştır. Ancak 2009 yılındakiküresel krizle petrol ve doğalgaz fiyatlarının tekrar düşmesi Rusya ekonomisini %7.9küçülmesine neden olmuştur. Rusya ekonomisinin doğal kaynaklara olan bağımlılığınedeniyle Rusya enerji politikalarına büyük önem vermektedir. Putin ve Rus siyasal elitienerji diplomasisini boru hatlarıyla ve bu hatların üzerine inşa ettiği enerji politikalarıylayürütmeye çalışmıştır. Bu yüzden Rusya’nın petrol ve doğal gaz boru hatları dikkat çekici birkonu olmuştur. Rusya’nın enerji piyasalarındaki avantajlı konumu korumak için geliştirdiğistratejiler üç başlıkta toplanabilir:1- Orta Asya’daki enerji arzı üzerindeki konumunu korumak, Orta Asya’daki enerjikaynaklarının kendi kontrolünde olmayan alternatif boru hatlarıyla dünya pazarlarınaaçılmasını engellemek; bu çerçevede enerjiyi daha uygun fiyata taşıyacak yeni boru hatlarıinşa ederek, alternatif boru hatlarını dezavantajlı konuma düşürmek.2- Yeni boru hatları inşa ederek Avrupa’daki ithalatçı ülkelere enerji naklini transit ülkeleregerek kalmaksızın gerçekleştirmek.3- Avrupa’daki dağıtım sistemlerinin Gazprom tarafından satın alınarak, Rus projelerinealternatif projelerin hayata geçmesinin engellenmesi.28Rusya Federasyonu ekonomisi açısından enerjinin önemi, gerek GSMH ve cari işlemler,gerek kamu maliyesi rakamlarının incelenmesinden kolaylıkla görülebilmektedir. Enerji27Mete Alpkan Karahasanoğlu, Yüksek Lisans Tezi; " Rusya’nın Enerji Hatları ve Rusya-Ukrayna Doğalgaz Krizi "Şubat 2012 Trabzon, Sayfa 44-45 (Tüysüzoğlu, 2008:1)28Ufuk Kantörün, Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi “Rusya’nın Bölgesel Enerji Politikaları” 22 Nisan2010, http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=652:rusyann-boelgesel-enerji-politikalar&catid=131:enerji&Itemid=146
  • 28. sektörünün GSMHye katkısının % 20nin üzerinde olduğu tahmin edilmektedir. Öte yandan,artan petrol ve gaz üretimi ve fiyatları cari işlemlerin fazla vermesine sebep olmaktadır.Rusya Federasyonu cari işlemler hesabı 2003 yılında 35.9 milyar USD, 2004 yılında 60.1milyar USD fazla vermiştir. 2003 yılında 135.9 Milyar USD olan mal ihracatının yaklaşık %54’ü (73.7 Milyar USD) petrol, petrol ürünleri ve doğal gaz ihracatından oluşmakta iken,2004 yılı toplam mal ihracatı olan 183.5 Milyar USD’ın 59.3 Milyar USD’ı petrol, 19.3Milyar USD’ı petrol ürünleri, 21.9 Milyar USD’ı ise doğal gaz ihracatından oluşmaktadır.Diğer bir ifadeyle 183.5 Milyar USD’lık mal ihracatının 100.5 Milyar USD’ı (% 54.8’i)petrol, petrol ürünleri ve doğal gaz ihracatından meydana gelmiştir. 2004 yılında RusyaFederasyonu tarafından 215,5 Milyon ton petrol, 77,3 Milyon ton petrol ürünü, 145,3 Milyarmetreküp doğal gaz, 62,6 Milyon ton kömür ihracatı yapılmıştır. Doğal gaz ihracatının hementamamı Türkiye dahil Avrupa’ya yapılmıştır. Rusya Federasyonu tarafından ihraç edilen diğerürünlerin (demirli metaller ve yarı mamuller, alüminyum gibi) üretim maliyetleri içinde deenerjinin payının çok yüksek olduğu dikkate alındığında enerjinin Rusya ihracatı için önemidaha iyi anlaşılabilmektedir. Konuya konsolide bütçe açısından bakıldığında da benzer birdurum söz konusu olmaktadır. Petrol fiyatlarının varil başına 1 USD artması konsolide bütçegelirlerini 1.4 Milyar USD artırmaktadır. Rusya Federasyonu Federal Bütçe Gelirlerininyaklaşık yarısı (konsolide bütçe gelirlerinin üçte biri) enerji sektöründen elde edilmektedir.Sadece Gazprom’un Federal Bütçeye katkısının günlük 1 Milyar Ruble (yaklaşık 35 milyonUSD) olduğu göz önünde bulundurulursa enerjinin kamu maliyesi açısından da önemi dahaaçık olarak ortaya çıkmaktadır.29Rusya sahip olduğu 60 milyar varil petrol ve 48 trilyonmetreküp rezervleriyle Dünya’nın en önemli enerji üreticilerinden biridir. Rusya, dünyada enbüyük doğalgaz rezervlerine (dünyada bulunan doğalgaz rezervlerinin % 32si, tahmin edilenrezervlerin % 23ü) ve sekizinci en büyük petrol rezervlerine (dünyada bulunan petrolrezervlerinin % 12si, tahmin edilen rezervlerin % 42si)’ne sahiptir. Rusya aynı zamandadünyada en büyük doğalgaz ihracatçısı, Suudi Arabistan’ın ardından ikinci en büyük petrolihracatçısı ve üçüncü en büyük enerji tüketicisidir. Rusya’nın enerji alanındaki üreticikonumunun yanı sıra kontrolünde bulunan boru hatları aracılığıyla özellikle Avrupa doğalgazpazarında etkili bir ülkedir. Avrupa Birliği ülkelerinin doğalgaz ihtiyaçlarının yaklaşık %55’iRusya tarafından karşılanmaktadır. Bu rakam Türkiye için %70 dolayındadır. Rusya, enerjialanındaki avantajlı konumunu kullanarak özellikle eski Sovyetler Birliği ülkelerindeetkinliğini arttırmakta, dolayısıyla enerji gücünü kendi politik çıkarları doğrultusundakullanmaktadır.Rusya’nın enerji diplomasisinin esas aracını boru hatları oluşturmaktadır. Bu konuda daRusya’nın boru hatları petrol ve doğalgaz boru hatları olarak ikiye ayrılarak enerjikaynaklarının boru hatları ayrı ayrı incelenecektir.1.Rusya’nın Petrol Boru Hatları ve Politikaları29Kenan Şahin, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı " Rusya Federasyonu Enerji Sektörünün Yapısı, SektördeYaşanan Gelişmeler ve Rusya Federasyonu’nun G-8 Başkanlığı " http://www.mfa.gov.tr/rusya-federasyonu-enerji-sektorunun-yapisi_-sektorde-yasanan-gelismeler-ve-rusya-federasyonu_nun-g-8-baskanligi-.tr.mfa
  • 29. Ham petrol Rusyanın kamu boru hattı monopolisi Transneft üzerinden ihraçedilmektedir. Hazar Boru Hattı Konsorsiyumu hariç tüm petrol boru hatlarına kamu şirketiTransneft sahiptir ve petrol ürünleri alt şirketi Transnefteproduct tarafından işletilmektedir.Rusya’nın son yıllarda enerji gelirlerinin artmasıyla üretimin artması doğru orantılıdır.1.1.Druzhba Boru Hattı ve Adria Reversal Projesi“Druzhba” veya “Dostluk” boru hattı 4000 km ile dünyanın en uzun boru hattıdır. Rusham petrolünün yaklaşık %70’i seviyesinde Avrupa’ya geçişi için bu boru hattı kullanılmıştır.Hattın ortalama olarak günlük kapasitesi 1.2-1.3 milyon varil kadardır. Druzhba Boru HattıUkrayna, Slovakya, Çek Cumhuriyeti, Polonya ve Macaristan üzerinden Almanya’yaulaşmaktadır. Druzhba hatları genel olarak kuzey ve güney olarak ikiye ayrılmaktadır. Hattınkuzey kısmı Almanya ya bağlanmaktadır. Bu hattan günlük 850.000-950.000 varil/gün birpetrol geçişi yapılmaktadır. Hattın diğer kısmı olan güney kısmı ise 350.000 varil/günkapasiteye sahiptir. Hattın güney kısmında Macaristan Çek Cumhuriyeti ve Slovakyabulunmaktadır. Bu kısımda Slovakya’nın önemi büyüktür. Rusya ile Slovakya arasındakiDruzhba boru hattı ile Slovakya, Rusya’dan gelen petrolün Çek Cumhuriyetine geçişinisağlayan ülkedir. Transpetrol şirketi, petrol boru hattının yönetim ve işletimindensorumludur.30Bu konu hakkındaki son boru hattı ise 1974 yılında tamamlanan Adriaboru hattı, Omisaljda Orta Doğu petrolünü yükleme için tasarlanmış, daha sonra kuzeyedoğru Hırvatistan ve Macaristana uzatılmıştır. Bununla birlikte Adria boru hattının Russistemiyle mevcut bağlantısı ve Rusyanın artan üretimi göz önüne alındığında, boru hattıoperatörleri ve transit ülkeler boru hattı akışını ters yönde de işletmeyi ve böylece RusyayaAdriyatik denizinde yeni bir ihracat noktası sağlamayı düşünmektedirler. AdriyatikDenizindeki Hırvatistanın Omisalj limanı ve Macaristanı birbirine bağlayacak Adria boruhattının tersine çevrilmesi 1990lardan beri düşünülmektedir. Söz konusu teklifin uygulanmasıhalinde Rusyaya Adriyatik Denizi üzerinde yeni bir ihracat noktası kazandıracaktır. Boruhattı kapasitesinin 100.000 varil/günden 300.000 varil/güne genişlemesini öneren teklifinmaliyeti ise 320 milyon $dır.1.2.Baltık Boru Hattı Sistemi (Baltic Pipeline System-BPS)Samara’yı Finlandiya Körfezindeki Primorks’ta bulunan Rusya’nın petrol tankeriterminaline bağlayan Baltık Boru Hattı sistemi (BPS) Transneft tarafından işletilmektedir.Rusya’nın Batı Sibirya bölgesinden ham petrolü hem kuzey hem de Batı Avrupa pazarlarınataşımaktadır. Baltık Boru hattı sistemi batı Sibirya ve Timan Peçora’da FinlandiyaKörfezindeki Primorks limanına ham petrol sevkiyatı için kullanılmaktadır. Aralık 2001’defaaliyete geçmiş olan Baltık boru Hattı Sistemi her geçen yıl kapasitesini daha fazlaartırmıştır. Rusya açısından en önemli özelliği enerji ihtiyacında aracı devletleri ortadankaldırması ve bunun sonucu olarak Kuzey Avrupa enerji pazarlarına doğrudan iniş imkanısağlamasıdır. Primorsk limanından ihracat kapasitesinin yarısı kadar faydalanılabilirkenPrimorskun kapasitesi düzenli olarak artırılarak 2007 yılı itibariyle 1.5 milyon varill/güne30Mete Alpkan Karahasanoğlu, Yüksek Lisans Tezi; " Rusya’nın Enerji Hatları ve Rusya-Ukrayna DoğalgazKrizi " Şubat 2012 Trabzon, Sayfa 48-49 (DEİK,2005:12)
  • 30. ulaşmıştır. Limanın gerçek ihracat kapasitesi 3 milyon varil/gün civarında olmasına rağmen,limana gelen boru hattı kapasitesi ihracatı sınırlamaktadır. Baltık Boru Hattı Sistemi, BaltıkBoru Hattı Sistemi II ile güçlendirilmektedir. Birinci aşamanın limanı Primorsk iken, ikinciaşamanın limanı Ust-Luga olarak kararlaştırılmıştır. İkinci Baltık Sistemi de Transnefttarafından yürütülmektedir.1.3.Kharyaga-Indiga Boru HattıMurmansk petrol alanından uluslararası taşımacılık yapmanın iki avantajıbulunmaktadır. Bunlardan birincisi, limanın yılın büyük bölümünde buzlanmaması; ikincisiise, derinliğinin Avrupada yeniden yükleme yapmaksızın ABDye taşımacılığı ekonomikduruma getirecek yeterlilikte olmasıdır. Günümüzde Rus petrolü Murmanska demir yolu ilegetirilmektedir, ve 2007 yılında bu noktadan yaklaşık 270.000 varil/gün ham petrol ve ürünihraç edilmiştir. Lukoil, Tömen-Pechoranın kuzey kesiminden taşımaya olanak veren 1milyar $a mal olan Varandeldeki 240.000 varil/gün kapasiteye sahip terminali, Haziran2008de tamamlamıştır.311.4.Doğu Sibirya Pasifik Okyanusu Boru HattıÇin ve Hindistan gibi son dönemlerde hızla gelişmekte olan ülkeler gelişmelerineparalel olarak enerji alanında yoğun enerji talebi içerisindelerdir. Dünya’nın en büyük enerjidevlerinden birisi olan Rusya, Asya-Pasifik bölgelerinde de etkin bir enerji politikasıyürütmek için kolları sıvamıştır. Bu amaçla oluşturulan projenin ilk basamağı yıllık 220.5milyon varil ham petrol kapasitesine sahip 2.757 km’lik kısmının inşa edilmesini öngörüyor.Proje, Doğu Sibirya’nın Irkutsk Bölgesindeki Taishet’i Rusya’nın uzak doğusunda bulunan,Amur Bölgesi’ndeki Skovorodino’ya bağlayacaktır. İkinci basamak Skovorino’dan PasifikOkyanusuna kadar 2.100 km’lik bir uzunluğu kapsayacaktır. İkinci basamak tamamlandığındayıllık olarak 367.5 milyon varil petrol pompalanacaktır.32Projenin toplam maliyeti 12.5milyar dolar olarak belirtilmiştir. Günde ortalama olarak 1.6 milyon varil kapasiteli bir boruhattıdır. Rusya bu proje ile enerji ihracatında yeni yollar ve yeni pazarlar bulmayıhedeflemektedir. Ayrıca Rusya, uygulamaya başladığı “liberal imparatorluk konsepti”çerçevesinde “stratejik ortak” olarak nitelendirdiği Çin’in bölgedeki etkinliğini kontrol etmekve bölgeye özellikle iktisadi anlamda hakim olmasını önlemek maksadıyla savunma ve enerjialanlarında Çin’i kendisine bağımlı hale getirmeyi, Çin’e verdiği ticari açığı dengelemeyi,Avrupa’nın kendisine olan enerji bağımlılığını azaltmak için yaptığı alternatif enerjikoridorlarına karşı kendi pazarını çeşitlendirmeyi, Asya’da daha fazla etkin olmayı, Çin’inyapmayı planladığı 30’dan fazla nükleer reaktörün inşasının Rus şirketler tarafındanyapılmasını sağlamayı hedeflemektedir.2.Rusya’nın Doğalgaz Boru Hatları ve Politikaları31Yılmaz Bayar, Yüksek Lisans Tezi; " Rusya’nın Enerji Rezervleri, Rusya’nın Enerji Politikaları ve Rusya’nınDış Enerji İlişkileri " Aralık 2008, sf. 2032Mete Alpkan Karahasanoğlu, Yüksek Lisans Tezi; " Rusya’nın Enerji Hatları ve Rusya-Ukrayna DoğalgazKrizi " Şubat 2012 Trabzon, Sayfa 47-48 (Can, 2009:1)
  • 31. Rusya’nın toplam gaz üretiminin %90’ını gerçekleştiren devlet tekeli Gazpromsevkiyatın büyük bölümünde doğalgazı Ukrayna üzerinden Avrupaya taşınmaktadır.2.1.Yamal-Europe II Doğalgaz Boru Hattıİlk Yamal-Europe doğalgaz boru hattı Yamal yarımadasındaki doğalgaz alanlarınıBeyaz Rusya üzerinden Polonya ve Almanyaya bağlamaktadır. Kapasitesi yaklaşık 1 Tcf/yılolan boru hattı 4000km uzunluğundadır. Rus gazını Polonya’dan Slovakya’ya, daha sonraAvusturya’ya ve oradan da İtalya’ya ulaştırmayı hedefleyen bu proje ile kapasitesi 1 Tcf dahaartırılacaktır. Lakin özellikle hattın ikinci kısmında Rusya ile Polonya anlaşmazlığadüşmüşlerdir. Bunun üzerine Rusya bu proje yerine Kuzey Boru Hattı’na yoğunluk vermeyebaşlamıştır.2.2.Mavi Akım Doğalgaz Boru HattıMavi Akım doğalgaz boru hattı, Rus doğalgaz sistemini 750 millik bir boru hattı ileTürkiyeye arasında hiçbir transit ülke olmaksızın bağlamaktadır. Boru hattının 246 miliKaradenizin altından geçmektedir. Doğalgaz akışı Aralık 2002de başlayan boru hattınınbaşlangıçta yıllık kapasitesi 71 Bcf olmasına karşın, kapasite her yıl 71 Bcf artacak şekildeplanlanmıştır. 2004 yılında boru hattından toplam 113 Bcf doğalgaz akışı olmasına rağmen,Rusyada yeni bir doğalgaz kompresör istasyonunun hizmete girmesi, boru hattının tasarımkapasitesinin 565 Bcf/yıla ulaşmasına olanak verecektir. Rusya ayrıca Bakü-Tiflis-Erzurumdoğalgaz boru hattını rakip olarak görmektedir ve son ana kadar da Bakü-Tiflis-Ceyhan boruhattının gerçekleşmesine karşı çıkmıştır2.3.Güney Akım Doğalgaz Boru HattıGüney Akım Projesiyle Avrupa enerji güvenliğinin arttırılması amaçlanmaktadır.Haziran 2007de İtalyanın Eni şirketi ve Gazprom Güney Akım projesinin birinci kısmınınfizibilite çalışması için bir memorandum imzalamışlardır. Güney Akım projesinin birincikısmı Beregovayadaki Mavi Akım gibi aynı başlangıç noktasından Karadenizin altından 560millik bir hatta doğalgaz göndermeyi planlamaktadır. Projenin ikinci kısmı yani sahildekikısmı Bulgaristan üzerinden geçecek ve iki alternatifli olacaktır. Alternatiflerden birisindekuzeybatıya yönelecek Sırbistan ve Macaristan üzerinden geçerek Rusyadan çıkan mevcutboru hatları ile irtibatlanacaktır. İkinci alternatifte ise güneybatıya yönelecek, Yunanistan veArnavutluk üzerinden doğrudan İtalya ağı ile irtibatlanacaktır. Ocak 2008de Rusya veBulgaristan boru hattına ilişkin hükümetler arası bir antlaşma imzaladılar. İlk doğalgazsevkiyatının 2015 sonlarına doğru yapılması planlanmaktadır.2.4.Kuzey Akım Doğalgaz Boru HattıKuzey akım doğalgaz boru hattı özellikle Polonya’yı bertaraf etmek üzere tasarlanmıştır.Boru hattının 570 mili Rusya anakarası üzerinden geçerken, yaklaşık 700 millik kısmınınBaltık denizi altından geçecektir. Rusya’nın Viborg şehrinde başlayacak olan ve Almanya’nınGraysfeld şehrine uzanacak olan bu hattın en önemli özelliği transit ülke bulundurmamasıdır.Uzunluğu 1220 km kadar olan projenin maliyetinin 7.4 milyar Euro civarında, kapasitesininise 0.9-1 Tcf olması beklenmektedir.
  • 32. SONUÇYakın tarihte yaşanan gelişmeler süregelen güç dengelerini temelden sarsmıştır. NATOve Sovyet bloğu arasındaki çatışmalar dünya üzerinde unutulmayacak izler bırakmıştır.ABDSovyet sürtüşmesi Soğuk savaşı başlatmış dünya üzerindeki çatışmalar geniş alanlarayayılmıştır.Neticede geniş bir çerçeveden bakacak olursak olaya:Türkiye 1930’lu yıllar ile onu takipeden yaklaşık 25 yıl boyunca sıkıntılı dönemler geçirmiştir.Gerek Rusya’nın emperyalistpolitikaları gerek Türkiye’nin değişen dünya düzenine ayak uydurma isteği,güçlü devletlerkarşısında kendisine bir dayanak noktası arıyor olması Türkiye’yi yukarıda konumuzdaanlattığımız çabalara itmiştir.ABD’nin de Rusya’nın bu ilerleyişini durdurmak isteği veTürkiye gibi jeopolitik konumu güçlü olan bir devleti Rusya’ya kaptırmama isteği Türkiye-ABD arasında bir ittifakın oluşmasını doğurmuştur.Türkiye çok zorlu çabalarla neticedeNATO’ya üye olmuş ve üzerindeki Sovyet Rusya baskısı yok denecek kadarazalmıştır.Türkiye’nin NATO’ya girişi ülkede doğal olarak büyük bir sevinçlekarşılanıştır.Genel olarak konumuz gereği bu temel problemleri açıklığa kavuşturmayaçalıştık.Faydalı olması dileğiyle.SCO henüz kuruluş aşamasını tamamlamamış, organları, çalışma metot ve biçimlerioluşum sürecinde bir örgüttür. Üye ülkeler belli konularda iş birliği sağlayabilmek içinbölgesel düzeyde kurumsal bir yapılanmanın yararlı olduğunu düşünmüşlerdir. Bölgeningüvenlik ve istikrarı yanında enerji, ulaşım ve ekonomi alanlarında da iş birliği arzusu sık sıkdile getirilmiş ve örgüt metinlerinde de belirtilmiştir.Üye ülkelerin SCO politika öncelikleri farklılık göstermektedirler. Söz konusu farklılıklarörgütün zayıf kalmasına neden olmuştur. Özellikle Rusya ve Çin başarılı ikili ilişkikurmalarına rağmen politikaları açısından farklılık göstermektedirler. Rusya SCO’yuTürkistan da egemenlik ilişkilerinin yeniden kurulması amacına yönelik bir araç olarakgörürken, Çin bölge devletleriyle diplomatik düzeyde eşit ilişkiler kurmayı amaçlamaktadır.Türki Devletleri (Kazakistan, Kırgızistan, Özbekistan ve Tacikistan) kazandıklarıbağımsızlıklarını pekiştirmek, ulusal güvenliklerini emniyete almak, ekonomik sorunlarınıçözerek vatandaşlarına refah sağlamak istemektedirler.Son olarak bölge dışı aktörlere değinirsek en önemli bölge dışı aktör ABD’dir. ABDiktisadi ve askeri üstünlüğünün sağladığı destekle Orta Asya’da izlediği politikasını başarılıbir şekilde uygulamaktadır.Türkiye açısından da SCO önem arz etmektedir. Bilindiği gibi Türkiye yıllarca Orta AsyaDevletleri ile ilgili olarak net bir politika oluşturamamıştır. Yapılması gereken geçmişyargılamak değil yanı başımızda ortaya çıkan ve yakın bir gelecekte belki de dünyasahnesinde önemli bir organizasyon olacak bu Örgüte mesafeli yaklaşmak yanlış sonuçlardoğurabilir. Burak Kartal ve Çiğdem Sofyalıoğlu tarafından, Türkiye’deki Gençliğin Şanghayİşbirliği Örgütüne Yönelik Tutumuna Pazarlama Perspektifiyle Bakışı adıyla yapılan biraraştırma sonuçlarına göre; ŞİÖ’ne daha fazla yaklaşılmasına sıcak bakmaktadır. Söz konusuaraştırmada Türkiye’nin AB ile uzun süreli yolculuğu her iki tarafa da önemli faydalarsağlamış olsa da giderek zorlaşmakta ve özellikle Avrupa’daki halkların geçmişten gelen
  • 33. önyargılarına takıldığını, Son yıllarda izlediği barışçıl ve dışa açık politika paralelindeTürkiye dış ekonomik ilişkilerinde de çeşitlilik aradığını, AB dışında dünyadaki başlıca örgütseçenekleri arasında Türkiye için yakınlaşma olasılığı bulunanlar birkaç tane olduğunu vebunların en önemlisinin ŞİÖ olduğunu vurgulamaktadır. Finansman ve yatırım konularındaalternatif dış politikalar geliştirilmesi ülkemiz açısından faydalı olabilir. Bu yüzden ŞİÖ ilesıcak ilişkiler kurulması ülkemizin ve bölgenin geleceği açısından önem arz etmektedir.Rusya dünya doğalgaz rezervlerinin üçte birine, petrol rezervlerinin onda birine sahiptir.Rusya aynı zamanda dünyada en büyük doğalgaz ihracatçısı, ikinci en büyük petrol ihracatçısıve üçüncü en büyük enerji tüketicisidir. Rusyada enerji sektörü GSYİHnin yaklaşık % 25ini,ihracatın ise % 50sini oluşturmaktadır. Enerji Rus ekonomisinin kalbi ve başlıca yabancı gelirkaynağıdır. Rezervleri ve dünya enerji piyasasındaki payı dikkate alındığında Rusya enerjialanında bir süper güç olarak kabul edilebilir. Rusya öngörülebilir gelecekte küresel piyasadabaşlıca enerji aktörlerinden birisi olarak kalmaya devam edecektir.
  • 34. KAYNAKÇA Akgür, Yunus. ve Çakıroğlu, Ertan. “Şanghay İşbirliği Örgütü”. KÖKSAV E-Bülteni,2008. BAYAR, Yılmaz, Yüksek Lisans Tezi; " Rusya’nın Enerji Rezervleri, Rusya’nınEnerji Politikaları ve Rusya’nın Dış Enerji İlişkileri " (Tez Danışmanı: Prof. Dr. Mesut HakkıCAŞIN, Aralık 2008) Bilgili,Feride Fatma,T.C Cumhuriyet Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsülisansüstü eğitim , öğretim ve sınav yönetmeliğinin kamu yönetimi anabilim dalı için öngördüğü yüksek lisans tezi, Sivas,ss. 4-144, şubat 2008 Bilgin,Tahir Engin, Soğuk savaş sonrası değişen kolektif güvenlik anlayışıçerçevesinde Nato-Türkiye ilişkileri yüksek lisans tezi, Ankara, ss 52-79,92-112, 2006 Çağıran,M. Emin Master tezi ; "Küresel Bir Güç Olarak Çin’in Yükselişi Bölüm 2-Bölgesel Güç Çin",(Hazırlayan : Ferit Güven, 2006 Ankara, sayfa 34-59 ) Çalış,Şaban H. , Akgün,Birol ve Kutlu,Önder ; " Uluslararası Örgütler ve Türkiye" ,(Konya Çizgi Kitapevi Yayınları, Şubat 2006, sayfa 555-585) Çoğal, Nejat; "Çok Kutuplu Dünya Projesi: Şangay İşbirliği Örgütü"(www.nejatcoğal.com) Çomak, Hasret. ve Gökalp, Ayşegül. “2010’lu Yıllarda Şanghay İşbirliği ÖrgütününGeleceği ve Türkiye”. Orta Asya Toplumlarında Sosyal, Siyasi Ekonomik Arayışlar. Kongrekitabi, Kocaeli, 2009, sayfa 336-345. Erhan Çağrı “ 60 Yıl Önce NATO’ya Neden Üye Olmuştuk ? ” DiplomatikMuhakeme-Türkiye Gazetesi /Prof.Dr.Çağrı Erhan,10 Ocak 2012 Salı/ İnternet sayfası linki:http://www.turkiyegazetesi.com.tr/makaledetay.aspx?id=520362&detail=1&winmode=pop#.UWCFepMXGVJ Karaca, R. Kutay ; "Dünyadaki Yeni Güç Çin/ Tek Kutuptan Çift Kutuba",(IQKültürsanat Yayıncılık-55, İnceleme Araştırma Dizisi 32, 1.Baskı Nisan 2003 İstanbul, sayfa104-114) Kamalov, İlyas. “Rusya’nın Orta Aya Politikaları”. Rapor. Yayın:2, Ankara, 2011. Kartal, Burak. ve Sofyalıoğlu, Çiğdem. “Türkiye’deki Gençliğin Şanghay İşbirliğiÖrgütüne Yönelik Tutumuna Pazarlama Perspektifiyle Bakış”. INTERNATIONALCONFERENCE ON EURASIAN ECONOMIES, 2011, sayfa 24-29. KARAHASANOĞLU, Mete Alpkan, Yüksek Lisans Tezi; " Rusya’nın Enerji Hatlarıve Rusya-Ukrayna Doğalgaz Krizi " (Tez Danışmanı: Yrd. Doç. Dr. Süleyman ERKAN,Şubat 2012 Trabzon, Sayfa 44-69) KANTÖRÜN, Ufuk, Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi “Rusya’nınBölgesel Enerji Politikaları” (22 Nisan 2010,http://www.bilgesam.org/tr/index.php?option=com_content&view=article&id=652:rusyann-boelgesel-enerji-politikalar&catid=131:enerji&Itemid=146)
  • 35.  OKUR, Eren, Bilge Adamlar Stratejik Araştırmalar Merkezi “Enerji Kaynakları veOrta AsyanĀ