Ozet
c. O. ilahiyat
FakD/tesi Dergisi
Xj2 - 2006, 139-151
Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefsiri*
Yazan: Debreli Vildan FA...
140 * Mustafa Ozel
(8/b)] hem de sayfa [15] olarak numaralandlrllml~tlr. Her sayfada on be~
satlr yer almaktadlr. Her satl...
Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 141
"'adl" kavramlnl izah ederken vermektedir. Biz yaptlglmlz kar~lIa~tlrma
netic...
142 * Mustafa Ozel
Gelelim, me'mOrun bihaden 'adl. Kamus'un4
ifadesine gore, el-'adl,
el-'udDleh, el-ma'dileh, el-ma'deleh...
Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 143
.J.>.y ~ ,~ .!l» (/" ~L,y Ya'nl Zat-I Vacib hakklnda, fikr ve teemmulun
irdig...
144 * Mustafa Ozel
tefritden muteba'id oldlklanna I)~ rr I;:;r I~j ~iJl) 15, tk.:.);;( rs-~ ::..u£)
J.:JI JS- ~ U) ~ Jj ;,...
Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 145
merd cebrinden bir raculi, zecr ve tevblh itdikden sonra, " ) ,lb. ~ ~ O]
f )...
146 * Mustafa Ozel
gostermemek, tUccar ve esnc3fa (gore)25 bey'inde gabn, kizb, ihtikar gibi
ahlak-I rezlleyi terk itmekdi...
Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 147
ihsan bir de, mu~ahede ma'nasma geldigini " ::,~ :I} dtS- :Jil ::L;.;::,r 0~~...
148 * Mustafa Ozel
'akliyye-yi melekiyyedir ki, cevahir-i melaike ve netaic-i ervah-I
kudsiyyeden bulundlgl cihetle insan ...
Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 149
ma'aside Israr ve gazab-I ilahiyi mOcib olan eral ve ehl-i hakkl idlal ve igv...
150 * Mustafa Ozel
Ye'lzuki.im le'alleki.im tezekkerCm. Kuran'da vaki' "Ie'aile"
kelimesi, ekseriya ta'llidir. Ba'zan te~b...
Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 151
~L, JyJl) , 8,?1) J.,bdl U:! .k..pi -l,>pl5' I'~I )ySrI rj .k..pL, ,J..w4 ~4....
of 13

Nahl sûresinin 90.âyetinin tefsiri

TDV İslâm Ansiklopedisi ,Arzu Güldöşüren
Published on: Mar 3, 2016
Published in: Education      
Source: www.slideshare.net


Transcripts - Nahl sûresinin 90.âyetinin tefsiri

  • 1. Ozet c. O. ilahiyat FakD/tesi Dergisi Xj2 - 2006, 139-151 Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefsiri* Yazan: Debreli Vildan FAiK (1853-1924)** Hazlrlayan: Do<;. Dr. Mustafa bZEL*** Bu ~ah§mada, Debreli Vildan Faik'in Nahl sureslnln 90 ayetinin tefsiri hakklnda yazml§ oldugu risaleyi ne§retmekteyiz. Giri§ klsmlnln ardlndan eseri yaYlnlarken izledigimiz yantem ile yazann yantemi hakklnda bilgi verdik. Risalenin kaynaklanndan bahsettikten sonra metnin edisyon kritigi yer almaktadlr. Anahtar Kelimeler: Debreli Vildan Faik, Tefsir, Nahl Suresi, Yazma Abstract In this study, we publish the manuscript pamphlet of Dabrali Wildan Faiq on the commentary of the verse 90 of Nahl Chapter. After the introduction, we have given information about our method which we followed in the study, and also about the writer's method. After that we mentioned the sources of the pamphlet. Endly, the text of the pamphlet comes. Key Words: Dabrali Wildan Faiq, Commantary, Chapter Nahl, Manuscript Giri§ YaYlna hazlrladlglmlz bu eser, son donem Osmanll tefsir tarihinden klasik bir tefsir ornegini olu~turmaktadlr. Daha onceki <;all~malanmlzda ula~amadlglmlz bu risaleyi, yazann, MedresetU'I-Vaizln ogrencileri i<;in hazlrladlgl, kapaglndaki ifadesinden,1 anla~lImaktadlr. Turk<;e alan tefsir, sadece tek nushadlr. Haci Selim Aga KutUphanesi Hudai Efendi bolumunde, 122 demirba~ numarada kaYltl1 alan eser, hem varak [(lib) * Bu risalede yer alan Fars~a yerleri tercOme etme nezaketini gasteren SaYIn Dr. Bekir Ozcan Bey'e te§ekkOrO bir bor~ bilirim. Yazann hayatl ve eserleri hakklnda bkz.: Ozel, Mustafa, Debreli Vildan Fa'ik ve e/-Multekat fi usOJrt-tefslr, islamiyat, Cilt: 2, SaYI: 4 (Ekim-Arahk), Ankara 1999, 5.223; Ozel, Mustafa, Son Donem Osmanll Tefsir Tarihinden BaZl Portre/er -1-, Dokuz Eyliil Universitesi ilahiyat Fakiiltesi Dergisi, SaYI: XV (KI§-ilkbahar), izmir 2002, s. 67. Dokuz EylOI Oniversitesi ilahiyat FakOltesi, Tefsir Anabilim Dah. 1 Vildan Faik, burada §ayle demektedir: " J "-'J)I J ~; d?c /'11 ')J w.; 'J'J)' c:) u;.b-I)I '-)..Lo 0 1.6)) 11 Jl /'11 /iJ (,</i "-"j." "Bunu MedresetO'I-Va'izin'de, agrenciler i~in dart ders olarak takrir etmi§tim. Dersi blrakma emri geldiginde, oraYI terk ettim, inzivaya ~ekildim. Kendi i§imi ve digerinin i§ini Allah'a havale ettim." Yazar, buradaki son cOmlesiyle, zamanln SeyhOlislam'l olan Musa Kazlm ile aralannda cereyan eden olaylara atlfta bulunmaktadlr. Geni§ bilgi, i~in bkz.: Ozel, Debreli Vildan Fa'ik ve e/-Multekat fi usOlrt-tefslr, s. 223 Yd.
  • 2. 140 * Mustafa Ozel (8/b)] hem de sayfa [15] olarak numaralandlrllml~tlr. Her sayfada on be~ satlr yer almaktadlr. Her satlrda, ortalama olarak, on u<; kelime bulunmaktadlr. Yazl, fazla zorlanmadan okunabilir niteliktedir. Kapagmda, '1' numarall dipnotta zikrettigimiz ifadeden ba~ka, risalenin i<;erigi hakkmda bilgi veren ~u ifade yer almaktadlr: "RisiUe fi tefsiri kavlihi te'iUa "inne'liahe ye'muru bi'I-'adl", el-ayeh.,,2 Eserin sonunda, sadece yazann ismi yer almakta olup ferag kaydl bulunmamaktadlr. Vildan Faik, bu eserinde, Osmanll ilim <;evrelerinde baskm ve hakim olan bir dil ve uslup kullanmaktadlr. Turk<;e olan <;all~mada, zaman zaman kaynaklardan Arap<;a ve Fars<;a nakiller yer almaktadlr. Yazar, belki de, talebeyi ve bunlann duzeyini goz onunde bulundurdugundan, bunlan tercume etme ihtiyaci duymaml~tlr. Eseri Yayma Hazlrlamadaki Yontem Tefsiri yayma hazlrlarken, ~u hususlan goz onunde bulundurduk: 1- Metindeki Arap<;a metinleri orijinal haliyle, Fars<;a ibareleri ise Latin harfleriyle italik olarak yazdlk. 2- Arap<;a ve Fars<;a yerlerin (ayet, hadis, ~iir vb.) <;evirilerini, metni anlamada okuyucuya yardimci olsun dive, dipnotta verdik. 3- Ayet ve hadislerin yerlerini, ilgili kaynaklardan gosterdik. 4- Varak numarasml, parantez i<;erisinde, ornegin (3/a) ~eklinde, belirttik. 5- Uygun gordugumuz yerlerde metni, paragraflara bolduk. 6- Ayetin bolumlerini, i<;inde ge<;en kavramlan vurgulu olarak yazdlk. Yazar, ayetin tefsirinde, son u<; kavramm uzerine '<;izgi' koyarak dikkat <;ekmek istemi~tir. 7- Ba~llk taraflmlzdan konmu~tur. Yazarm Yontemi Vildan Faik, bu ayet-i kerimede yer alan, u<;u emir u<;u de nehy, toplam altl kavramm tefsirini yapmaktadlr. Risalenin hem ba~mda hem de sonunda, ayetin anlam yogunlugunu ve derinligini anlatan ve ayetin faziletini ifade etmekte olan Abdullah b. Mes'Qd'un (0. 32/652) bir sozune yer verilmektedir. Yazar, kavramm once sozluk, sonra terim anlamm vermekte, bazen genel bir yorum yapmakta, son olarak da i~arl bir tefsirde bulunmaktadlr. Risalenin Kaynaklan Bu ayet tefsirinin iki onemli kaynagl bulunmaktadlr. Bunlann ilki, kavramlann sozluk anlamlannl verirken kullandlgl Mutercim .A.slm'm (1755-1819) Kamus Tercumesi'dir. Vildan Faik, bu eserin adml, bir kez, 2 "(Bu), Allah Te'ala'mn 'inne7/f1he ye'miiru bi'/-'ad/', ayetinin tefslri hakkmda bir risaledir."
  • 3. Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 141 "'adl" kavramlnl izah ederken vermektedir. Biz yaptlglmlz kar~lIa~tlrma neticesinde, risale sahibinin diger kavramlann tefsirlerinde de, aynl lugatl kullandlglnl belirledik ve bunlann yerlerini, okuyucu kar~lIa~tlrma imkanl bulabilsin dive, dipnotta verdik. Yazann diger kaynagl ise, ismall Hakkl Bursevi'nin (1653-1725) Ruhu'I-Beyan adll tefsiridir. Envaru't-Tenzll ise, mufessirin diger bir kaynagldlr. Tefsirin sonunda, soz konusu ayetin tefsirini, Kadi Beydavi'den (0. 685/1286) harfiyen iktibas etmi~tir. Okuyucu, Vildan Faik'in uslubundan, eserin dorduncu bir kaynagl daha, (et-Te'vilati.i'n-Necmiyye), oldugu izlenimine kapllabilmektedir. Oysa Vildan Faik'in bu kitap adl altlnda yaptlgl allntllar, Ruhu'I-Beyan'dandlr. Bu eser, Bursevi'nin en onemli i~ari tefsir kaynagldlr. Hala, kUt(jphanelerde yazma olarak bulunmakta, yaYlnlanacagl gunu beklemektedir. 3 (Metin) (lIb) Bismillahirrahmanirrahim. ;:,';"j;'<,f:i'<,C_: ~'II' 2"11' ~I' '~" ~;II , GI'0~"1I' J:QL"t;i.J101 )r r- r~ ';?") ~) < u>- ~) cs'f-' t.;;, < ':) , : ), ~ J', : Bu ayet-i cellle, ibn Mes'ud'un (0. 32/652) rivayetince, Kur'an-I ceillede vaki' ayatln cumlesinden ziyade, hayr ve ~erri cami'dir. Denilebilir ki, cumle Kur'an, heman bu ayetden ibaret olsa, her ~eyi beyana kc3fi ve but(jn 'alemine hidayet ve rahmete vc3fidir. Bu ayet-i ceille, dini, siyasi, ictima'i, ahlaki, dunyevi, uhrevi, kaffe-i se'adet-i be~eriyyeyi cami', 'azim bir kanun-I semavidir. Bu ayet-i kerimede mezkur umur-I sitteden u<; evvelkisi, me'murun biha; u<; sonrakisi, menhiyyun 'anhadlr. Me'murun bihanln her biri, yekdigerine mugayir umur-i hayriyyedir. Menhiyyun 'anha olanlar dahi birbirine mugayir ~urur ve mefasiddir. Ve ~u mugayeret, 'atf icabatlndandlr. Mufredatln medlulatl izah idilmedik<;e, ayetin muhtevi oldugu hikemiyyat tezahur idemez. Bir hatib, bir va'iz kelimat-I Kur'aniyyenin me'anl-i lugaviyye ve ~er'iyyesine, ve delalat ve i~aratlna vaklf olmadlk<;a, ne kadar vus'at-i karihaya, vus'at-i beyana malik olsa bile, mevzu' dairesinde soz bulamaz. Ger<;i tefsir-i Kur'an rivayetdir, dirayet degildir. Lakin bize gore, dirayet, rivayetin mebna 'aleyhidir. Mufessirin-i muhakklkine gore rivayet, dirayetin (2/a) mebna 'aleyhidir. Mufessir-i hakiki Hazret-i Muhammed salla'ilahu 'aleyhi ve sellem Efendimiz'den tefsire mute'allik varid ve rivayet olunan cemi'i ehadis-i ~erifeyi ihata, bizim i<;in emr-i 'asirdir. Binaen'aleyh, kava'id-i fenniyye i'anesiyle, ahkam-I Kur'aniyyeye vukuf, dirayetdir. 3 Necmiiddin Daye, 573/1177'de dogdu. islam dOnyasln1n bir~ok b61gesinde ilim i~in seyahat etti. 35 YII Anadolu'da kaldl, Kayseri, Sivas ve Konya'da bulundu. 654/1256'da Bagdat'ta vefat etmi§tir. et-Te'vilatii'n-Necmiyye: Bahru'I-Hakaik, AynO'I-Hayat ve et-Te'vilatO'n- Neemiyye adlan ile tanlnan bu tefsir, hala yazma halindedir. Bazi kaynaklarda Neemeddin KObra'ya ait oldugu ileri sOrOlen eser, asilnda onun 6greneisi olan Neemeddin Daye'ye ait oldugu belirtilmektedir. Daye, tefsirini dokuzuneu eilde, Zariyat suresinin dokuzuneu ayetine kadar yazabilmi§, 6mrO yetmeyip vefat ettikten sonra talebesi AlaOddin Simnani, hoeaslnln kaldlgl verden devam ederek tefsiri tamamlaml§tlr. Bu ek b610mOn adl, Necmii'I-Klran fi Te'vilati'I-Kur'an'dlr. Adl ge~en tefsir hakklnda aynntlil bilgi i~in bkz.: Okuyan, Mehmet, Necmuddin Daye ve Tasavvufi Tefsiri, istanbul 2001.
  • 4. 142 * Mustafa Ozel Gelelim, me'mOrun bihaden 'adl. Kamus'un4 ifadesine gore, el-'adl, el-'udDleh, el-ma'dileh, el-ma'deleh masdarlardlr. 'Cevr eyleyup nums ve 'ukOI-i be~eriyyede istikameti derkar olan emr ve haleti icra eylemek' ma'naslnadlr. Selatin ve vulat ve umeraya gore, zulm ve sitem itmeyup dad ve insc3f itmekden; ve hakime gore, hak ile hukm eylemekden 'ibaretdir. " J>.) :Jlii, )" 6".J..u., ) ~~ ~ yo :Jlii, )" 5".'1~ JI}I ) ~L,ll J~ :Jlii, J,Is.."/ cem'i 'udD/dur. Ve 'adl, ism-i cem' olarak isti'mal olunur: " r~ :Jlii,) J,Is.:(,f1 J~.,,8 l:'" lJ ~1s.)I ~I) J"I .:Jj, ) ..1,pl ) .b1))'1 lJ? U:! .k..pi J"SrI u>" '}.~ ,t.?1 lJ ) <L,.:oSrI. 9 Efal ve ahval-i mukellefun bihanln kc3ffesinde 'adalet vacibdir. <;;:unki ayet-i kerimede 'adlin mute'allakatlnln 'adem-i zikri, ta'mim-i nuktesine mubtenidir. i'tikadat, a'mal, ahlak, ahkam gibi cemi'i, mukellefun bihaya ~amildir. Mesela, i'tikadda 'adl, zatda ta'tll-i mahz olan nefy ile ve ilah-I Vahid'den ekser ilah isbatl, te~rikdir. Ta'tll ile te~rik, ifrat ve tefritdir ki, her ikisi mezmOm ve merdOddur. Tevhidde 'adl, emr-i mutevasslt olan ilah-I Vahid-i Vacib'i isbatdlr. i~te ~u emr-i mutevassltl ifc3de eden "Ia ilahe iIIallah" kelime-i tevhididir. 11 '1] .J] '1 J~ yo ,J..uJ~ '1)1 0] :J'~ 0'1 JlilO Kezalike Zat-I Vacib'e, cism, cevher, a'zadan (2/b) murekkeb, mekana muhtass dimek, te~bih-i mahzdlr, hilc3f-1 'adldir. Bunda 'adalet, cismiyyet, cevheriyyet, 'uzviyyet, tecezzi, temekkun gibi slfc3t-1 hudOsden tenzih ~artlyla, bir ilah-I mevcOdl isbatdlr. Ve kezalik, 'ilm-i kudret gibi slfatlar ile mevsOf degildir. Bunlar heman zatdan ba~ka bir ~ey degildir dimek, slfatda ta'tll-i mahz oldlgl gibi, slfat-I hadise-i mutegayyire dimek, slfc3tda te~bih-i mahzdlr. i~te bu ta'tll u te~bih, ifrat u tefritdir, mezmOm ve merdOddur. Bu ifrat ve tefritin emr-i mutevassltl, slfc3t-1 ilahiyyede, hudOs ve tegayyur bulundlglnl i'tirc3f ile beraber, bir ilah-I 'Alim ve Kadir-i vahy oldlglnl isbatdlr. Kezalik, 'abdin efalinde kudret ve ihtiyan yokdur dimek, cebr-i mahz oldlgl gibi, 'abd efalinde mustaklldir dimek, kadr-I mahzdlr. Her ikisi ifrat u tefritdir, merdOddur. Bunda 'adl, 'abd kendisinde mahlOk olan kudret ve da'iye vasltaslyle, fi'line fa'ildir. J] 0L.b1 0" :JljJl rlo)'1 &" 'U;o'?-I rlo] Jli . 11 • (", '-'?I 'J>.r FI (0"»).Jl=.o ~ ,~I ~I J] 0lo.bl 0" ) .~ ~ ,,~ .,J] ~I "J>.Y 4 MOtercim )sim, Kamus Terciimesi, istanbul 1305, III, 1429. 5 "Hakim ve yanetici adil davrandl, adaletle yanetti." denir. 6 "0, hak ile hOkmediyor, adaletle davranlyor" denir. 7 "Adaletli adam" denir. 8 "Adil toplum anlamlnda, 'KavmOn 'adIOn' denilir. 9 "Seriatte ise, ifrat ve tefrit (iki u~) araslnda orta yolu tutmaktlr. Bu, bOtOn i§lerde uyulmasl zorunlu olan bir husustur." 10 "ibn Abbas (a. 68/687) §ayle demi§tir: Adaletten maksat, lil ililhe illilllilh sazOdOr." 11 (men) edatl metinden dO§mO§. Sivak sibak itibanyla saz konusu edatl ekledik.
  • 5. Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 143 .J.>.y ~ ,~ .!l» (/" ~L,y Ya'nl Zat-I Vacib hakklnda, fikr ve teemmulun irdigi bir ~ey, i~te Zat-I vacib bundan 'ibaretdir, diyerek zihnini itmi'nan ve takrir ile Zat-I Vacib'i maslvaslndan olan bir ~eye te~blh etmi~ olur. Mucessime (7)13 gibi. Ve bir kimsenin fikr ve te'emmuli, bir ~eye irmeyup Zat-I Vacib'i nefy-i mahzda kalsa, 'alem-i kevni, Hallk'dan ta'tll etmi~ olur. Nefy-i mutlaka kail olan (3/a) tabl'lyyun, maddlyyun, munkirun gibi. Ve eger, Zat-I Vacib'in kunh ve haklkatini idrakden 'aczini ikrar ve evham ve hayalat ve 'ukule gelen ~eylerden tenzlh iderek, bir mevcud-I Vacib'in vucudlna 'ilm-i kat'l hasil ider. Ve 01 vechle, Iman ve ikrar iderse, 0 kimse ehl-i tevhld olur. Hasill, tevhld-i Bari'de i'tikad-I tam ve ehl-i sunnete muvc3flk olan ahkam-I itikadiyye lazlmdlr. Flrak-I dalle gibi ifrat ve tefriti terk idup nusus-I Kur'aniyye ile, bi-tariki'l-yakln, ma'ium olan ahkam-I ~er'iyyeye i'tikad ve Iman itmedik<;e, ehl-i Iman ve mezheb-i ehl-i sunnet uzere, ehl-i 'adI olamaz. Gelelim efal-i cevarihde 'adle ri'ayet nasil olacaglnl birka<; misal ile Izah idelim. Kainatda bir kavm vardlr ki, nufat-I tekalifdir. Bunlar dirler ki, 'abde ta'atden hi<;bir ~ey ile i~tigal vacib olmadlgl gibi, ma'aslden dahi hi<;bir ~eyden ictinab vacib olmaz. Ve Allah'ln 'abde, asia tekllfi yokdur. Ve ehl-i Hind'den 'Manuya' dedikleri bir kavm vardlr ki, insan helal ve tayyibatdan dahi ictinab ve nefsini ta'zlbde mubalaga itmek, hatta tabl'atln meylettigi her huzuzatdan ihtiraz vacib olur. Ve bu Manuya'nln bir klsml nefslerini ihsa ile, tezevvucden ihtiraz ve ta'am-I tayyib eklinden ihtiraz iderler. Ve bir klsml nefslerini ihrak iderler, ve bu millet-i faslk, cebelden nefslerini ihlak i<;un atarlar. $u iki tarikln her ikisi, ~er'an ve 'aklen, mezmum ve ifrat ve tefritdir. 'Adl-i vasat-I mU'tedil, Hazret-i Muhammed salla'ilahu 'aleyhi ve sellem Efendimiz'in (3/b) bize getirdigi ~er'-i ~erif uzeredir. Kezalik dln-i Musa 'aleyhisselam'da te~dld galib, dln-i Isa 'aleyhisselam'da tesahul galibdir. Bu te~dld ve tesahulde, biraz ifrat ve tefrit, varid-i hatlrdlr. 11 JL.; .:Jj, (/".14 Mesela, ~er'-i Musa'da katl-i 'amde, her hal, istlfc3-yi klsas lazlm idi. $er'-i Isa'da ise, be-heme-hal, katili 'afv lazlm idi. Amma ~er'-i Muhammediyye'de, verese-i maktul dilerse, 'ala seblli'l-mumasele, klsas istlfc3 ider, dilerse, diyet ahz ider, dilerse 'afv ider. Kezalik ~er'-i Musa'da, mer'enin, hal-i hayzde, mukarenetden ihtiraz 'azlmi mukteza idi. $er'-i Isa'da ise, vat-i haizin hillini mukteza idi. 'Adalet ise, ~eri'at-i Muhammediyye'de pek vazlhdlr. <;;:unku haizin dima-i hablsesiyle, ihtirazen vat'i haramdlr. Lakin mer'e-i haizin dardan hurucl, memnu' degildir. Dln-i Isa'da, memnu'dur. Ummet-i Muhammediyye her me'murda ifrat ve 12 imam Gazzali'nin hocasl imamO'I-Harameyn (a. 478/1085) §ayle demi§tir: Herhangi bir mevcuda yaklnilk duyup ganlO huzur bulan, sonra fikri onda odaklanlp kalan, mO§ebbihedendir. Kim de, salt nefy/slfatlan yok sayma fikrine kaplilrsa, 0, muattlledendir. Kim de bir mevcuda yanelir, onun hakikatini kavramaktan aciz oldugunu kabul ederse, i§te bu, muvahhiddir." 13 Burada bir kelime okunamamaktadlr. 14 "Allah, bundan vOce ve mOnezzehdir."
  • 6. 144 * Mustafa Ozel tefritden muteba'id oldlklanna I)~ rr I;:;r I~j ~iJl) 15, tk.:.);;( rs-~ ::..u£) J.:JI JS- ~ U) ~ Jj ;,s~ :!J:i.! ~ U) 16 ~IY; ::JJ~ ;;; 0tS-) I)'A' rr) 17 ayetleri delll te~kll iderler. RasOluliah salia'liahu 'aleyhi ve sellem'in 'ibadetde terehhub ve mubalagaslna kar~1 da ~ 0r)l1 ~ lJ-;r c; .b 18 ayetinin nuzOli; ve ba'zl nasln 'ibadetde musahelesine kar~1 da, rs-Li[;. LJ'f ~r ~ 19 ayetinin nuzOli hep 'adl-i vasata ri'ayetin vucObln1 ifc3de ider. Evamir-i ~er'iyyede (4/a) daha nice hikmet vardlr ki; hep, 'adl-i vasatl muktezidir. Mesela, ~eri'at bize hltan ile emrediyor. Bunda hikmet, o 'uzv-i ma'hOdun ra'si, ~edidu'l-hisdir. i~te bu ~iddet-i hisden dolaYI, vika' zamanlnda, 'azimu'l-iltizazdir. Ra'sini ihata iden cilde kat' idilmeyup ibka idilse, zalike 'uzv, kemal-i kuvvet ve ~iddet-i ihtisas uzere, baki kallr. Ve iltizazda, ifrat olur. Lakin cilde kat' idilirse, zalike 'uzv, cildden ari kallnca, siyab ve saireye temas ide ide bir derece tasallub ider. Ve ~iddet hissine za'f tari' olur da, iltizaz, hadd-i i'tidale gelur ve bu sOretde, insanln cima' ile, kaza-i ~ehveti hadd-i i'tidale 'avdet ider. Daima ve muttas!l, kaza ve ~ehvete munhemik olmaz ve ragbeti azallr. i~te balada zikrettigimiz Manuye kavminin ihsa ve kat'-I alat gibi, efali ifrat ve mezmOm oldlgl gibi, zalike 'uzvun cildesini lezzet-i vika'i, mubalagaten, takviye i<;un ibka, tefritdir. Ve slrf, lezzet-i ~ehvete hizmet, mezmOmdur. 'Adl-i vasat, icra-YI hltan idup ~ehvet-i insaniyyeyi hadd-i i'tidale irca' itmekdir. Emsile-yi mesrOdeden munfehim olur ki, her e~yada ve cemi'-i ahvalde, 'adle ri'ayet, vacib olur. '';'jSrI ) ulr--JI G-oli ,J..uJL,',20 terkib-i me~hOrun ma'nasl, 'alemde mekadir-i 'anaslr birbirine mute'adil ve mutekc3fi olmayup, ba'zlsl ba'zlslndan, bi-hasebi'l-kemmiyye ve'l-keyfiyye, ezyed olsa, 'unsur-I ezyed ve galib, 'unsur-I nakls ve maglOb uzerine mustevll olur. Ve magi Obi imha idup tabayi'in cumlesi curm ve galibe munkalib olur. Mesela, ~emsin kurre-i arza olan bu'd-i mesc3fesi, ~imdiki bu'dundan ekall olsa, kurre-i arzda suhOnet ziyade olur, kurre-i arz uzerindeki but(jn mevcOdat, muhterik olur. Kezalik, bu'd-i mesc3fe, ~imdiki bu'dundan ezyed olsa, bu 'aleme berd u cumOd mustevll olur ve but(jn mevcOdat, berd ve cOra munkalib olur. (4/b) 'ibadetde, ta'atda 'adl-i vasata ri'ayetin vucObuna gelince, bunda 'adl, batalet eylemez. Hep, mabeyninde eda-i feraiz ve vacibat ve nevc3fil idilmelidir. Mesela, tarik-i masiva ve me~agil-i dunyeviyyeyi kuliiyen terk, her gun saim, her gece kaim insanlardan 'uzlet ile, cem'iyyet-i be~eriyyeden aynlarak but(jn omruni 'ibadet ve ta'ata sarf itmek ki, bu terehhub, ifratdlr. Hatta Cenab-I Peygamber salia'liahu 'aleyhi ve sellem Efendimiz slyam-I dehr ile saim ve leyallde kaim, terehhub-i 15 Bakara/2, 142. "Boylece sizi, orta yolu izleyen bir Ommet yaptlk." 16 Furkan/25, 67. "Onlar, harcadlklan zaman, ne israf ederler ne de cimrilik. ikisi araslnda bir yol izlerler." 17 isra/17, 29. "Elini boynuna baglaYlp cimrilik yapma, bOsbOtOn de a~lp savurgan olma." 18 Taha/20, 1-2. "Ta-ha. Kur'an'l sana, slklntlya dO§esin dive indirmedik." 19 MO'minun/23, 115. "Sizi bo§una yarattlglmlzl ve bize dondOrOlmeyeceginizi mi sanlyorsunuz?" 20 "Gokler ve yer, adaletle ayakta durur."
  • 7. Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 145 merd cebrinden bir raculi, zecr ve tevblh itdikden sonra, " ) ,lb. ~ ~ O] f ) r-' ) ,p.;I) ~ .lb. ~ .:J>..)) O] ) ,lb. ~ .:J>..)) O]." 21 kavl-i ~erifiyle terehhubi men' buyurdilar. .Jw ~Y"'" wi) lJi., 4:S-11 ~) rs- rL) ~ 11 J-' lSI) Ll) '4:S-11~) ~ 22(~1) JI) ".~.:.bY"'" 0"' ~I" :i~1 ~ Jli .0~1 ,].1) ,0L..}1 .1,;)1 :Jw I, 23""" ,I. 'I"'" 'I I_J'" " 'I' J'" ,i, ",", 'I' '.u::..) .J"," ~Y"'" 0"' l::) :" iJ~ ~ """ .~W 0"' ~ -"': """ ,,,...... '~Y"'" c.;",~ fi o.J.>.y I..b- .:Jj, U:! ~Ip> ,~pu ~ ~ ~ ~Y"'" L.;..;l>. ~l;;:, '1) 'J'UI ~l>. (j~ ,;¥.. '1 .eli 'ilo)'1 . ~ ~ '11) ,lk..) ~~..ul JlyStI 0"') ~l>.))1) ~~I 0'1'11 0"' 11 .!l~1 lo -.:.r" J..uJ1 :~I ':'>'}.;JI::lI J) 24 , ' , .~ o~ ~ J .,,;r" o'1 .cJ] ., .:.Lo ,;.;-JI) .illI ~ J .Jwl) 0!..u1 ~If' 0"') Kezalik, ahlakda dahi ifrat ve tefrit, mezmOmdur. Mesela, cOd ve seha memdOhdur, buhl ile tebzlr makdOhdur. Zlra, cOd ile seha, buhl ile tebzlr beyninde, bir emr-i mutevassltdlr. Kezalik, tehevvur ile cubn mezmOmdur, ~eca'at memdOhdur. <;;:unki ~eca'at, tehevvur ile cebanet beyninde bir emr-i mutevassltdlr. Hasill 'adl, ~ahsa gore tecelll ider. Mesela, selatln ve umeraya gore, re'ayaya cevr ve zulm itmemek, hukkama gore hukm ve kazaslnda (S/a) hilc3f-1 hakkl iltizam itmemek, 'asl ve musrife gore isrc3f ve ma'slyeti terk itmek, 'aile relsine gore 'Iyal ve evladlnln ma'arif-i diyanet terbiye, infc3k, iksa gibi vezaifinde zulm itmemek, me'mOrine gore me'mOriyyetinde tekasul ve tehavun 21 el-Buhari, Muhammed b, ismail, el-Cami'u's-Sahih, istanbul 1992, II, 243, Savm 51; VII, 104-105, Edebj86; et-Tirmizi, EbG isa Muhammed b, isa, es-Siinen, istanbul 1993, IV, 609, ZOhd 63, hn,: 2413, Buhilrl'deki ifade §oyledir: " ~ ~ ~ ~ ~ &) 01 ~" Metindeki rivayetin ~evirisi §oyledir: "Nefsinin sende, kesinlikle, bir hakkl vardlr. E§inin sende, kesinlikle, bir hakkl vardlr, E§inin sende, kesinlikle, bir hakkl vardlr. Bazen oru~ tut, bazen de iftar da et (yani, tutma), geceleyin hem namaz kll, hem de uyu," 22 Bu kelime, metinde dO§mO§tOr. 23 EbG DavGd, SOleyman b, E§'as, es-Siinen, istanbul 1993, II, 81, EbvabO's-Salat 330 hn,: 1329; et-Tirmizi, es-Siinen, II, 309-310, Salat 314, hn,: 447; Ahmed b, Hanbel, el- Miisned, istanbul 1993, I, 109; el-Beyhaki, EbG Bekr Ahmed b, el-HOseyn b, All, es- Siinenii'I-Kiibra, Haydarabad 1347, III, 11; el-Heysemi, NGreddin Ali b, Ebi Bekr, Mecme'u'z-Zevaid ve Menbeu'I-Fevaid, BeyrGt ts" II, 266, Bu hadis, kaynaklarda degi§ik ifadelerle yer almaktadlr. Ornegin, hadisin Tirmizl'deki metni, §oyledir: " il, ' ::,;.;J (i~1 :j~ ,~iS:; ~f JI :jcii ,::.cy, :; ~ ::.c 0~;' ~I :j~ ,i,,j,::J1 JI :j~ ,::.c:,:., (i) ::.c 0~7 Yukandaki metinde yer alan ifadenin ~evirisi §oyledir. "Peygamber (s,a,v,), Omer'i (r,a,) yOksek sesle Kur'an okurken gordOgOnde, ona ni~in boyle okudugunu sordu, 0, 'Uyuyam uyandlrlyor, §eytam kovuyorum,' cevablnl verdi. Peygamber (a,s,) bunun Ozerine §oyle buyurdu: 'Sesini biraz al~alt!' Ve EbG Bekr"e (r.a,), geldi, onu ise, al~ak sesle okurken buldu, Ona da ni~in boyle okudugunu sordu, 0, 'Boyle, hafif bir sesle, sesimi, seslendigim kimseyejRabbime duyurabiliyorum,' kar§lilglnl verdi. Bunun Ozerine ona §oyle buyurdu: 'Birazclk yOkselt sesini!" Vine aym §ekilde imam, okurken sesini, insanlann duyabileceginden fazla yOkseltmemelidir. Sesini ~ok da al~altmamaildlr, Sonra okudugunu kan§tlrlrlar. Bu ikisi araslnda orta bir yol tutturmaildlr. Yoksa gOnah i§lemi§ olur," 24 Kar§,: ismail Hakkl Bursevi, Ruhu'I-Beyan, ts, ys" III, 426, "Adalet, Allah'ln sana verdigi maddi ve manevi ara~lardan, dOnya mallanndan, din hOkOmlerinden vb, §eylerden, Allah'l arzu ederek, kendini Ona yoneltmendir. <;:OnkO bunlan O'ndan ba§kaslnln nzasl i~in sarf etmek, zuIOmdOr,"
  • 8. 146 * Mustafa Ozel gostermemek, tUccar ve esnc3fa (gore)25 bey'inde gabn, kizb, ihtikar gibi ahlak-I rezlleyi terk itmekdir. Denilebilir ki, 'adl, butUn fezail-i be~eriyyenin re'isidir. Ve kuvve-i 'akliyye-i melekiyyenin neticesidir. Hasill 'adalet, hayat-I ictima'iyyenin rOhldlr. 'Ada let, hukOmetin sermaye-i bekasldlr. 'Ada let, cem'iyyet-i be~eriyyeye 'anz olacak 'illet-i tefrikanln devasldlr. ittihad, bir hayat-I sOri, anln rOhl 'adaletdir. Ma'arif, bir kudret-i ma'neviyye, bir satvet-i rOhiyyedir. ROhl, vine 'adaletdir. 'Ada let, 'ililet-i beka-YI milletdir. 'Adaletin kasimi zulm, 'illet-i mahv u fena-YI milletdir. 'Adalet cevher-i hayat-I umemdir. 'Adalet bir silm-i terakkl-i umemdir. 'Adalet, bir uss-i hikmet-i hukOmetdir. 'Ada let, bir kanOn-1 semavidir ki, rehber-i riyaset, bedreka-i siyasetdir. ButUn insanlar her vazifelerinde, ~er'an ve 'aklen ve vicdanen 'adaletle mukellefdirler. Bu 'adaleti, nufQs-1 be~eriyye uzerinde tatbika <;all~allm, insan olallm, Allah yollnda gidelim. Ka!e'!-Haf,z: feda-YI dost ne-kerdim omr {j ma! dirig ki kar-I '/~k zima in kadr nemi-ayed26 'Adl hakklnda beyanat-I mesrOde, heman bir i~aret-i muhtasardan 'ibaretdir. Bu bahsin mufredatl, cuz'iyyatl yazilacak olsa, cildler te~kll ider. Me'mOrun bihadan olan ikincisi ihsan,27 iyulik itmek ve bir ~eyi guzel eylemek ma'naslnadlr: .,;1...1 ..t..P ,~I :Jlii,.28 Ve bir ~eyi iyi ve geregi gibi bilmek ma'naslnadlr: (SIb) ~ (,fl ,<~I ~ Y' :Jlii,.29 Lisan-I ~er'de ihsan, ta'at ve fi'l-i hayrda ve umOr-i nasda 'adl uzerine ziyade itmekdir. Mesela, ta'atda 'adl, mikdar-I vacibi edadlr. Mikdar-I vacib uzerine ziyade, ihsandlr. Ya'ni, eda-i ta'atde, bi-hasebi'l- kemmiyye ve'l-keyfiyye, mubalaga ihsandlr. Eda-i feraizde vukO' bulan nevaklsl, ihsan ile istikmal idilecegi, ".~I) ~ 4-" ' ~If 1~"30 ve "iliUI .~) ",..I.» ~,b.1 ~ '''j JI0"y.1 ~..I.»"31 hadis-i ~erifleri ifc3de ider. 25 COmlenin baglamlndan, bu kelimenin ilavesi gerekmektedir. 26 "ya§am ve mal i~in dost feda etmedi k ne yazlk ki, bizden a§k i§i 0 kadar gelmiyor" 27 M. ASlm, Kamus, IV, 590. 28 "Sayle denir: Onu gOzel ve iyi yaptl, zlddl ise "esaehG" demektir ki, "Onu katO yaptl, iyi yapamadl" anlamlna gelir." 29 "Sayle denir: 0, bir §eyi iyi yapar, yani onu bilir." 30 el-AciGnl, Ke§fii'I-Hafa, Mlslr ts., I, 428, hn.: 1138; AliyyO'I-Kari, el-Herevl, el-Masnu' fi Ma'rifeti'I-Hadlsi'I-Mevzu" Haleb 1969, s. 65, hn.: 113; Muhammed b. Halil el-Kavuk~i et-Trablusl,el-Lu'lu'I-Marsu'a, Beyrut 1994, s. 174, s. 73. "Nafile ibadetlerinizi, gOzelce yaplnlz. <;:OnkO farz ibadetleriniz onlarla, olgunluga ula§lr." "Nafile ibadet, mOslOmamn Rabbine hediyesidir. Sizden biriniz, hediyesini iyile§tirsin, gOzele§tirsin." 31 ed-Deyleml, EbG Suca' Sireveyh b. Sehredar, el-Firdevs bi Mesuri'I-Hitab, Beyrut 1986, IV, 306, hn.: 6898. "Nafile ibadet, mOslOmanln Rabbine hediyesidir. Sizden biriniz, hediyesini iyile§tirsin, gOzele§tirsin."
  • 9. Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 147 ihsan bir de, mu~ahede ma'nasma geldigini " ::,~ :I} dtS- :Jil ::L;.;::,r 0~~1 < < .:!ll:; ~~ :I} :}5 r-J,,32 hadis-i ~erif-i ifade ediyor ise de, buradaki mu~ahede, Sani'i Vacib'i basar ile ru'yet dimek degildir. Belki ru'yetden murad, 'ibadetde masiva'lIah'dan kemal-i i'raz ve huzur-I Hakk'a teveccuh-i tammm rusuhmdan hasll olacak bir haletdir ki, lisan u kalb u kasdmda gayru'llah yokdur. i~te bu hale mu~ahede tesmiye olunur. Ba'zl 'arifin mu~ahede-i mezkureye ~u beyt ile i~aret etmi~dir. r'.:.JL;) r-"..L:;,? ,1..;;,)1 J.".. .!ll)) 11 .!l~llcJl.;L1 Jj ~ 01 0~)'1 :~I 0~};:)1 eJ) 35. ~I 34« ::..Qj ~I ~r W- :r;.rj" JL.; .J"" ~ J..lc JI..,p}1 )1 Jy-P}J ~I J,1). ihsanm ma'nasmda emr-i ilahiye ta'zim ve halka ~efkat ve rahmet itmek de dahildir. Lakin halka ~efkat ve rahmetin enva'i pek <;okdur. Bu enva'm e~ref ve a'zaml, me'murun bihadan olan u<;uncusi 'ita-i zi'l- kurba,36 terkibinin ifade etdigi, slla-i rahmdir. Bu cumle, ayet-i mezkurede tahsis (6/a) bi'z-zikr idilmi~ ve bu tahsis ile slla-i rahmin celalet ve fazlletine ve ihsanm en buyugi slla-i rahm oldlgma i~aret idilmi~dir. Kurba, b{j~ra vezninde, ve kurbe ve karabe ve makrabe, masdarlardlr. Rahm cihetiyle olan yakmllga mahsusdur. "beyni ve beynehD makrabe ve karabe ve kurbe ve kurba" deniliyor. Ve rahm,37 ketf vezninde nisvanda veledin menbet ve vi'asl ma'nasma geldigi gibi, hlslmllk ve karabet ma'nasma gelir. <;;:unki rahm, esbab-I karabetdendir. Ve rahm lafzl muennesdir ve cem'i erham gelir. Rahm ve karabet, mahrem ve gayr-i mahrem, varis ve gayr-i varis, cumle hlsmlara ~amildir. Kat'-I rahm, haramdlr. Mucib-i gazab-I ilahidir. Ve beyt-i katl'dan rahmet meleklerinin inklta'l, badidir. SlIa-i rahm, vacib-i kesret-i nzk ve ziyade-i omri ba'isdir, seri'u't-te'sirdir. SlIa-i rahmin ma'nasl, insan akrabasml orf-i beldeye gore, ziyaret, ihda, kavlen fi'len i'ane ve 'adem-i nisyan ve def-i ihtiyac gibi halat-I memduhada bulunmakdlr. .:..Ul.o Jj lA t'"'~) .:..U411 0"' ~ 01 4->-) ~ .~.:..LJj wjiJl y)1 :~I ':'>'}.;JWI eJ) 38 ..:..UWI Cenab-I Hak, nufQs-1 be~eriyyede dort kuvvet ibda' eylemi~dir ki, insan bu kuvvetlere tabi' olarak hareket ider. Bunlardan biri, kuvve-i 32 el-Buhar!, es-Sah!h, VI, 20, Tefsir 31/2; Muslim b. el-Haccac, el-Cami'u's-Sah!h, istanbul 1992, I, 37, iman 1, hn. 1 (8). "ihsan, Allah'l goruyormu§~aslna, ibadet etmendir. Sen onu gormuyorsan da, 0, seni gormektedir." 33 "Hayalin gozumde, zikrin dilimde Sevgin kalbimde, sen nereye kaybolup gidiyorsun 34 Kasas/28, 77. "Allah'ln sana iyilik ettigi gibi, sen de iyilik et." 35 Kar§.: Bursev!, Ruhu'I-Beyan, III, 427. "ihsan, Allah'ln sana verdikleriyle senin de insanlara iyilik etmen, sana dogru yolu gostermesiyle senin de insanlara dogru yolu gosterip onlan hak yola ula§tlrmandlr. Buna Allah Teala'mn §u ayeti i§aret eder: Allah'ln sana iyilik ettigi gibi, sen de iyilik et.' bitti." 36 M. ASlm, Kamus, I, 423. 37 M. ASlm, Kamus, IV, 300. 38 Kar§.: Bursev!, Ruhu'I-Beyan, III, 427. "Sana en yakln akraba, nefsindir. Onun slla-i rahmi, onu yok edici §eylerden uzak tutman ve onu her §eyin Sahib'i olana yoneltmendir."
  • 10. 148 * Mustafa Ozel 'akliyye-yi melekiyyedir ki, cevahir-i melaike ve netaic-i ervah-I kudsiyyeden bulundlgl cihetle insan bu kuvveti te'dib ve tezhibe muhta<; degildir. But(jn fezail-i be~eriye bu kuvvetin taht-I te'sirindedir. .A.yet-i kerimede mezkur umur-I selase-i me'murun biha'daki, hukm ve fezail, ancak bu kuvvet vasltaslyla tahsil idilir. Diger u<; kuvvet, kuvve-i ~eheviyye-i behemiyye, kuvve-i gadabiyye-i seb'iyye, kuvve-i vehemiyye-i ~eytaniyyedir. Bunlar, te'dib (6/b) ve tezhibe muhtacdlr. Kainatda insanlarda sudur iden ne kadar ~urur ve mefc3sid, mazar ve mazalim varsa, cumlesi bu kuva-YI selasenin neticeleridir. Bundan sonra, ayet-i kerimede menhiyyun 'anha olan umur-i selaseyi zikr ve be yanlmlzda bu kuvvetler ve neticeleri anla~ilur. el- fah§a,39 sahra vezninde, lugatde eda-i zekat bablnda olan buhl hasletine itlak olunur. Nitekim, fahi~, gayet bahll ve nakis kimseye Itlak olunur: " :Jlii, I..>. J.,>' (,fl 'cf->L; j>./' YDkaID; racDIDn fahi~Dn, ey bah/IOn cidden.40 Ve fahi~e, zinaya denir: "~WL, ~~ <5') :Jlii," YDkaID; rama fDlane bi'l-fahi~eh.41 Ve gayet kabih ve munker olan gunaha denir: "~WL, JI :Jlii," YDkaID; eta bi'l- fahi~eh.42 Ve mutlak Cenab-I Hakk'in nehy eyledigi ~eye denir. Hasill, 'azimu'l-kubh olan kavl ve fi'le mevzu'dur. Lisan-I ~er'i de, "~?I 0;] u>- ~)L;LI ~I~I uI.ill1 ~ lo JS''' 43 ile ta'rif olunur ki, kuvve-i ~ehvaniyye-i behemiyyenin neticesidir. i~te ayet-i kerimede nehy-i fah~adan murad, izn-i ~eri'atdan haric lezzat-I ~ehvaniyyeyi tahsllden men'dir. Kizb, buhtan, istihane bi'~-~eri'a, zina, livata gibi, kavlen ve fi'len, kubhunda ifrat bulunanlardlr. Ve menhiyyun 'anh olan seyyiatln saiki, raglb, hep bu kuvve-i ~ehvaniyyedir. Bu kuvvet, te'dib ve tezhibe muhtacdlr. L-'I '1 .G~ ~~ )1 ..u) )1 Jlo Cr' 05' lo lei 4:S- ~) 11 u>- ~ lo cs" :~I ':'>'}.;JWI l.l) 44.1L, ;L,JI) 'L-'I 'L-'Srl J] fie. lo 0~ ,,,L..I.J..:.o) 11 u>- t lk.;i;'11 Cr' el-mi.inker,45 lugatde, ~er'-i ~erifin takbih ve tahrim eyledigi ~eye denir ki, ma'rufun mukabilidir. Ve ~ol fi'l ve 'amelden 'ibaretdir ki, 'ukul-i sahiha anln kubhlna hukm ider. Bu fi'l-i kabih, daima insanl ~err u belaya, ve nasa eza vu cefc3 (7/a) itmege sa'y ve sevk iden kuvve-i gadabiyye-i seb'iyyenin neticesidir. $uphe yok ki, bu hali insanlar kabul itmeyup, inkar iderler. Lisan-I ~er'de dahi, kuvve-i gazabiyyenin asanndan hasil olan ifratdan 'ibaretdir. NufQs-i zakiiyesiyle, ~u halden razi olmaz ve inkar ider. Munker lafzlnda, ~irk ve ~eri'at ve sunnetde varid olmayan ahval ve 39 M. ASlm, Kamus, II, 1109. 40 "racOIOn fahi§On, denir, '~ak cimri adam' anlammdadlr." 41 "Filan kadma zina isnadmda bulundu." 42 "<;:ak bOyOk bir gOnah i§ledi, denir." 43 "Seriatm smlr ve izni dl§mda alan, bOtOn §ehevi arzular" 44 Kar§.: Bursevl, Ruhu'I-Beyan, III, 427. "ister mal, ister ~acuk, ister bunlann benzeri ba§ka bir §ey alsun, a, seni Allah'tan ail kavan, seni O'ndan mahrum blrakan her §eydir. <;:OnkO, Allah'tan mahrum almaktan daha k6tO bir §ey yaktur. On un nedenleri de, anun gibidir. Muhakkak ki, daha k6tO alana g6tOren, daha k6tOdOr. Bundan Allah slgmlrlz ." 45 M. ASlm, Kamus, II, 723.
  • 11. Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 149 ma'aside Israr ve gazab-I ilahiyi mOcib olan eral ve ehl-i hakkl idlal ve igva ve ihdas-i bida' ve isare-i fiten gibi ma'nalar tasavvur olunur. 46 el-bagy,47 lugatde 'avret hetk-i 'iffet itmek, ma'naslna: "MSrI ~ :Jlii, ~ ~ ,0 fi>" I,] ,L,.<,. ,,48 Ve bir adama, tagaliuble, zulm ve ~etm itmek: " ~ :Jlii, ,')s. I,] ,~"49 Ve hakdan 'udOI ile serke~lik i<;un: " ) ~I u>- J~ I,] ,0~ ~ :Jlii, Jlk::..I."sO Bunlar hep kuvve-i vehmiyye-i ~eytaniyye neticesidir. i~te bu kuvve-i vehmiyye, daima insanl nas uzerine isti'la ve tereffu' ve izhar-I riyaset ve her verde tekaddum gibi ahlak-I rezlleye sevk itmege sa'y ider. Ayet-i kerimedeki bagyden murad, nas uzerine tetavul ve tereffu'dur. 51.r-+."),1) r-"~ l.o.:..Lo J1L1 ~ ,~ 0...i..p 'Jr' 0"')~ l.o Y' :~I ':'>'}.;JI::lI eJ) An-ra bi-kuvvet-i riyazat bi-bayed ~ikest. Ta kava'id-i sO/Ok dOrOsti yabed. Zira, bi-hOkmi 'a 'da 'adOvveke~ bedterin dO~men, nefsest. 52 in seg-i nefs-i ~Om u bed-kare ki der agO~-i tust hem-vare bed-terin kasldist can-i tara mi hored magz-i Ostahan-i tara bi~ter ger tara bi-bended cost muhkeme~ bend kon ki dO~men-i tus~3 (7/b) der Letaifu't-Takrir, der tefsir-i in ayet averde ki: istikamet-i mulk, be-se <;iz buved. Ve Iztlrab-I in, be-se <;iz ve her yek ezinha semere-i bes, semere-i 'adl, nusretest. Ve netice-i ihsan, sena vu medhest. Ve fc3ide-i slla-I rahm, uns u ulfet. Amma netice-i fah~a, fesad-I din. Ve semere-i munker, ber engihten-i a'da. Ve hasil-I bagy, mahrOm manden ez mutemenna.S4 46 Yazar, burada her kavramdan sonra Te'vilat-I Necmiyye'den yaptlgl ailntlYI atlaml§tlr. Ayetin tefsirinde bir bOtOnlOk olsun dive, yazann metoduna uyarak, §U iktibasl yaplyoruz: " wy=' i!1o)1 Ii", Ju,i J LS ucJl ');)J t..ul d...>-)J ~I~)J ~I J-i J)L;,) d cJJ.>." ~ lo :0),}JI JJ .~~" Kar§.: Bursev!, Ruhu'I-Beyan, III, 427. "Hak ehlini saplk gormek, onlan aldatmak, bid'atler uydurmak, fitneler ~Ikanp yaymak gibi senden meydana gelen ho§ olmayan §eylerdir. GOnOmOz insanlan, ozellikle de mutasavvlflann yaptlklan gibi." 47 M. ASlm, Kamus, IV, 877. 48 "Kadln zina ettiginde, 'begati'l-emetO, bagyen' denir." 49 "Bir kimseye hakslzilk ettigi zaman, 'bega 'aleyhi' denir." 50 "Haktan aynilp kOstah~a davrandlglnda, 'bega fOlanOn' denir." 51 Kar§.: Bursev!, Ruhu'I-Beyan, III, 427. "Nefsinin slfatlanndan meydana gelen §eydir ki, halkln ba§lna, senden, onlara zarar veren ve slklntlya dO§Oren §eyler gelir." 52 "Onu, tezkiye kurallanmn dogruluk bulabilmesi i~in, riyazat gOcOyle klrmak gerekir. <;:OnkO 'Senin dO§manlna dO§manilk ederim'in, hOkmOne gore," dO§manln en kotOsO, nefistir." 53 "Devamil kucaglnda bulunan bu ugursuz gOnahkar nefis kopegi Senin canlnln en kotO yonelticisidir Senin kemiginin iligini yer Eger 0 seni baglarsa, iyice ara§tlr, Sen onu slklca bagla, ~OnkO 0, senin dO§manlndlr" 54 "Letaifii't-Takr!r'de bu ayetin tefsirinde §oyle rivayet edilmi§tir: Yonetim dogrulugu, O~ §eydedir. Bunun kan§lkilgl da O~ §eydedir: Bunlann her birinin bir~ok OrOnO vardlr. Adaletin OrOnO, yardlmdlr. ihsanln OrOnO, ovgO ve medhetmedir. Slla-i rahmin yaran, yaklnilk ve
  • 12. 150 * Mustafa Ozel Ye'lzuki.im le'alleki.im tezekkerCm. Kuran'da vaki' "Ie'aile" kelimesi, ekseriya ta'llidir. Ba'zan te~bih manaslna geldigi vardlr. ~ 0)..I.i..i ~ts- 55 0):J;.;56 dimekdir. Bu cumle, ya istinc3f, yahud fi'leyn-i muzekkereynin fa'il zamirlerinden haldir. Ya'ni emr ile, itti'az ve i'timar, ve nehy ile imtina' ve intiha itmek i<;un Huda-YI mute'al, mustehsenat-I selase-i mezkure ile emr, ve mustekbehat-I selase-i uhreviyyeden men' ve nehy ider. i~te bu ayet-i cellle, cemi'-i meva'lz-1 hikemiyyeyi cami' aldlglndan, Cum'a gunleri her hatib hutbe ahirlerinde akumagl i'tiyad edinmi~dir. imam Suyuti'nin (0. 911/1505) rivayetine gore, ibtida, hutbe ahirinde bu ayeti klraat iden hulefc3-i emeviyyeden Omer bin 'Abdul'aziz'dir (0. 101/719). Bu muddet-i hilc3feti, iki bu<;uk senedir. A'del-i muluk-i emeviyye, ve Omer-i sanidir. Salla'ilahu 'aleyhi ve sellem Efendimiz, her hutbenin ahirinde, Kc3f suresini tamamen veya ba'zen tilavet buyunrlardl. Hazret-i Omer radlya'ilahu 'anh, (0. 23/643) kuvvirat suresini "rna ahdarat" kavl-i ~erifine kadar tilavet iderlerdi. Hazret-i Osman radlya'ilahu 'anh, (0. 35/655) sure-i Nisa'nln evahiri alan "yesteftDneke" ayetlerini ve Hazret-i 'Ali radlya'ilahu 'anh, (0. 40/661) el-kc3firun ve ihlas surelerini tilavet iderlerdi. Bundan anla~lIlyar ki, hulefc3-i ra~idin ve mehdiyyin, zamanln ihtilc3flna gore, hal ve makama munasib, hutbe ahirinde (8/a) ba'zl ayat-I ceille ihtiyar buyururlar idi. Eger hal ve makam ve zaman mukteza-YI hal icab itseydi, 'aleyhi's-salatU ve's-selam Efendimiz'e iktidaen, Kc3f suresini tilavet lazlm idi. Ruhu'I-Beyan sahibi ismall Hakkl (1653-1725), ihtilc3f-1 mezkure-i dellliyle, hutbe esnaslnda, muezzinler taraflndan tarziye ve tasliyenin istihbablna kaildir. 57 Zira bu tasliye ve tarziyede, ravc3fid ve teb'aslnl red vardlr. Vacibat-I zamaniyyeye gore, cehren tarziye ve tasliye muktezidir. Bu, muhimmat-I diniyyedendir, munker alamaz. Munker alan muezzinlerin terd'at-I daime, ve hutabanln negamat ve makamat-I musiklyyeye ri'ayet, kelimat ve huruf-I Kur'aniyyeyi tagyir ve tahrif itmekdir. Mu~arun ileyh, ;;eyh-i Ekber'den naklen diyar ki, nagamat-I lezize ile, zikr alunursa, bu zikr nufQs-1 insaniyyede bir eser hasll ider, suret-i haseneye nazarda alan eser gibi. Bu fakir de der ki, naklde mezkur alan eser, artlk, sami'in kabiliyyetine gore tecelll ider. 58 :~'11 ,i..> ~ lJ ~..;ijl Jli) dostluktur. Fakat fah§amn neticesi, dinin bozulmasldlr. MOnkerin sonucu, dO§manlann dize getirilmesidir. Bagyin neticesi de, arzu edilenden uzak kalmaktlr." 55 Suara/26, 129. 56 "Sanki sonsuza dek kalacakslnlz." 57 Bursevl, Ruhu'I-Beyan, III, 428. 58 el-Kadl el-Beydavl, Envaru't-Tenzll, istanbul ts., I, 554. "Kadl Beydavl, bu ayetin tefsirinde §oyle demi§tir."
  • 13. Nahl/16 Suresinin 90. Ayetinin Tefstri * 151 ~L, JyJl) , 8,?1) J.,bdl U:! .k..pi -l,>pl5' I'~I )ySrI rj .k..pL, ,J..w4 ~4.!il1 ~! .k..pi ,y..l5' ~) ,~rJl) ~lkJl U:! .k..pl uL,>.I}1 <I,G ..wdl5';W) , )..wl) p-J,.I ~ U:! .k..pi 59. y.1..L::lI) j>.J1 U:! 62.~LJJ ~I""" ~ Y') ,.,J] 0y.-~ l.o y).iSrI <~]) ,~yl!1 <.,>~ '~!J 63. • • , • ~" • .~I) 0",,;)'1 Jly-I L"1.w~ ,G)l5' ~~I ,yJl ~6rj .1,1))'1 u>- "~I.;r ~J 64.~1 ,yJl ,)~] rj (y/8).c.bko J.>- ~ l.o '~IJ '1) ,~}I ,yJl ~ c/' ~I ~I ~~ ,~p.>.dl) J'UI J.>- <~'11) <~'11) '~IJ ,)"-'-' 0'1 Jli .:Jjil) 'Q~I(5yJl ,..0> (5..b-].k..r. ),...p iwSrI ,..0> rj C)..l:.o Y') '1] r- 0"";)'10"'.l>.y. t }) ,4:S-11 ~) 0y<k-o 0' 0~ i~] ~ U)...p) . rJl) p>JJ 0TjiJlrj ~T E-"I c/' : 4:S-11 ~) Ujj} :.JJ-' ~ lMIy.1] j.J) ,e,JlJJ 40--)) (5.JJ» <ci" J5:l0L,.,;.w1 ~ J..L.d ~'11 ,..0> y.j- 0TjiJlrj ~ 66.~ ~ 65 ,{GL,.,; yl£J1 ~ 67 ,I J . I •. 1 • ~ 2"1':..:·rl) yl U:! r-I) ".-,-) f''1L, 'r-~ .Wy> 11.#- 'i~] 0' cYL; 01..u) 59 "Allah, adaleti emreder. inan~ konusunda, ta'til ve te§rik araslnda orta yol tevhid gibi, orta yolu tutmaYI emrederek, salt cebr ve kader araslnda orta yol kesbi soyleyerek; amel konusunda da, ibadeti yok sayma ile ruhbanlik araslnda, emirlerin orta bir yol izlenerek ibadet edilmesi gibi; ahlak konusunda da, cimrilik ile savurganlik araslnda orta yol bir comertl ik gibi. " 60 el-Buhari, es-Sahih, VI, 20, Tefsir 31/2; MOslim, es-Sahih, I, 37, iman 1, hn. 1 (8). "ihsan, Allah'l gorOyormu§~aslna, ibadet etmendir. Sen onu gormOyorsan da, 0, seni gormektedir." 61 ihsan, tatlan gOzelce yapmak demektir. Bu va, nafile ibadet yapma gibi nicelik yonOyle, ya da Peygamber'in (a.s.) 'ihsan, Allah'l gorOyormu§~aslna, ibadet etmendir. Sen onu gormOyorsan da, 0, seni gormektedir.' buyurdugu gibi, nitelik yonOyledir." 62 "Akrabalara verme. Akrabalara muhta~ olduklan §eyleri verme. Bu, mObalaga i~in, ta'mim/genellemeden sonra, tahsis/ozgOlemedir." 63 "KotOIOkten ali koyar. Zina gibi, §ehevi duygulann ardlndan a§ln §ekilde gitmekten. Muhakkak ki bu, insamn eylemlerinin en kotOsO ve en ~irkinidir." 64 "MOnker, ofke kuvvetini uyarmaslndan dolaYI, aptalliktan dolaYI ho§lamlmayan §eydir." 65Nah1j16, 89. "Kitab'l her §eyin a~lklaYlclsl olarak indirdik." 66 "Bagy, insanlara kar§1 bOyOklenmek, onlan ku§atmak, onlara gO~ gosterisinde bulunmak. Muhakkak ki, vehmi kuvvetleri uyandlran, §eytandlr. insandaki her kotOIOkte, bu O~ kuvvetten birinin etkisi mutlaka vardlr. Bundan dolaYI ibn Mes'Gd (r.a.) §oyle demi§tir: 'Bu, Kur'an'ln hayr/iyilik ve §er/kotOIOk konusunda en kapsamli ayettir.' Osman b. Maz'Gn'un mOslOman olmaslna yol a~ml§tlr. Kur'an'da bu ayetten ba§ka bir §ey olmaslydl, onun her §eyin a~lklamasl, alemlere rahmet ve yol gosterici olmasl dogru olurdu. Bu ayetin 'Kitab'l her §eyin a~lklaYlclsl olarak indirdik' ayetinden hemen sonra gelmesi, belki de, buna dikkat ~ekmek i~indir." 67 "Size ogOt verir, emretmekle, yasaklamakla ve iyi ile kotOyO birbirinden aylrma yetenegi vermekle."